• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Cizre’de yasak sürüyor, silah sesleri hiç susmuyor

    Cizre’de sokağa çıkma yasağı 3. haftayı geride bıraktı. Her geçen gün ölümler artıyor. Ölenlerin sayısı 30’u aştı. Bunların arasında kadın, bebek, yaşlılarda bulunuyor. 3 haftadır silah sesleri ve patlama sesleri hiç susmuyor. Gece gündüz demeden silahların konuştuğu bir ortam. Dışarıya çıkmazsın, çıktığın an bir kurşunun hedefi olabilirsin. Evinde de kalınca yine can güvenliğin riskli her an bir yerden bir patlayıcı isabet edebilir. Bir cizreli, “sokağa çıkma yasağı var ama evimizde vuruluyoruz. Peki biz nerede kalacağız” diye soruyor. Hiçbir yer artık güvenli değil. Bodrum katları artık gündüz de kullanılıyor. Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde yine patlama sesleri her yerden yükseliyor. Nur, Cudi, Yafes ve Sur mahallelerinde yaşayanlar özellikle çok ciddi tehditle karşı karşıya. Kış mevsimi. Elektrik yok, su yok. Çocuklar, yaşlılar bu mevsimde battaniyelerin altına girerek ısınmaya çalışıyor. Hepsi hastalanıyor. Ve silah sesleri hiç susmuyor. Bir yerden bir yere giderken normal yürüyürek gidemezsin, koşa koşa. Cizre’de hayat böyle şimdi.

    Endişe içinde yaşıyorlar
    Çocuklar, kadınlar, yaşlılar hepsi her an yanındaki birine bir şey olacak endişesi içinde yaşıyor. Mahallelerdeki tablo ise çok vahim. Kurşun, patlayıcı değmemiş ev kalmamış. Evlerde kocaman delikler açılmış. Buradakilere nasıl bir hayat reva görülüyor diye insan sorgulamadan duramıyor. Bazıları mahallelerini terk etti, terk etmek zorunda kaldı. Ancak gitmeyenlerde var.Mahallelerinde kalanlar da var. “Evimizi, toprağımızı bırakmayacağız, ölecekse de burada öleceğiz” diyorlar. Belki de en iç acıtan durum ise, “Bize Suriyeli gibi davranıyorlar. Biz burayı terk edip nereye gideceğiz, hangi kıyıya cesetlerimiz vuracak. Bizden bu mu isteniyor” diyerek sitem ediyor.

    Burada hayat çok zor
    Burada hayat çok zor. Ölüm Cizreliler, Silopililer için normal yaklaşımı belki de en iç acıtıcı. Evet burada çocuklar, bebekler ölüyor. Burada 70 yaşındaki dedeler ölüyor. Burada hergün birileri ölüyor. Bu ölümler nereye kadar sürecek. Sokakta bekleyen cenazeler var. Hastanelerde toprağa verilmemiş cenazeler var. Burası yani Cizre, Silopi niye öfkeli diyorlar. Evet öfkeli. Onlar öldürülüyor, onlar ölenlerini gömemiyor. Onların üstüne hergün bomba yağıyıyor. Onların üzerine hergün kurşun yağıyor. Ve ne istediklerini sorduğumuzda ise tek yanıtları, “artık ölümler olmasın, barış” diyorlar. Çocukların da barış istediği bir kent Cizre. Çocuklara barış kelimesini sorduğumuzda bize verdikleri yanıt ise aslında herşeyi özetliyor, “Sokaklarda rahat oynamak. Abilerimiz ablalalarımız ölmesin” oluyor. Evet Cizre ve Silopi’de yaşayabilmeniz çok şans eseri. Medyanın bu gerçekliği görmesi gerekiyor.

    Barış gazeteciliği yapma zamanı
    Sivillerin ölümünün durdurulması ve huzurlu bir ortam için herkesin barış gazeteciliği yapmasının tam zamanı. Çünkü bu ülkenin barış gazeteciliğine ihtiyacı var. Kardeşliği pekiştirecek bir yayın yapması gerekiyor. Yoksa hergün çocuklarımız, bebeklerimiz, dedelerimiz, nenelerimiz ölmeye devam edecek. Ve bunun vebali çok ağır olur. Ve bu vebalden kurtulmak için herkesin barış demesinin vakti geldi hatta geçiyor.

    Biraz empati
    Bir an önce barış çığlıklarının yüksektilmesi ancak bu ölümleri durdurabilir. Ve bunun için biraz empati yapalım. Bir kurşun sesi bile bizler için ne kadar ürkütücü iken, günlerdir bu sesin altında yaşayan çocukların yerine kendimizi koyalım, çocuklarımızın böyle bir ortamda yaşadığını düşünelim. Nasıl kahrolurduk değil mi? Sadece bu coğrafyada yaşayan insanların yerine kendimizi koyalım. Birde böyle düşünelim. Kalemlerimize sarılmadan önce kısa bir süreliğine düşünelim.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları