• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Çocuklara ayrım

    Evet, 16 yaşında bir çocuk Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla okulu basan poliser tarafından alındı, mahkemece tutuklandı ve cezaevine konuldu. Bu korkunç bir olay. Böyle bir olayın yaşanması aklın ve vicdanın hâlâ siyasi üstyapıya nüfuz ettiği herhangi bir ülkede müsebbibleri yukarıdan aşağıya kadar en azından koltuğundan eder. Ama burası Türkiye.

    Neyse ki, üst mahkemeye itiraz kabul edildi ve çocuk serbest bırakıldı.
    Evet bu olay, sıradan bir olay değil. Sosyal medyada da, ana akım medyada da geniş yer bulması normal.
    Anlaşılmaz olan, bu ülkenin çoğu insanının nerede yaşadığının hâlâ ayırdına varamamış olmasıdır.
    Ya da sahiden çocuklar arasında bile ayrım yapmayı öğrenecek kadar ayrıştı bu ülkede toplum.
    Bu daha vahim bir durum tabii.
    Yahu, bırakın TMK mağduru, hani “taş atan çocuklar” denilen çocukları, senelerce hapis yatmış olmasını bir iki senede unuttunuz onların, diyelim, şimdi bile, Ekim’den beri her gece Kürdistan kentlerinde çocuklar gruplar halinde tutuklanıyor, cezaevine konuyor.
    Sanırım, 16 yaşında okulundan alınıp hapse konulan o baştaki çocuk bile rahatsız olmuştur bu kadar ayrımcılıktan. Bu çocuklardan hiç söz edilmemesinden, kendisinin ilk vaka muamelesi görmesinden.
    Ya da çoğunluğu derdi çocuk değil de, olayın Erdoğan’a dokunuyor olması, buradan günübirlik bir muhalefet üretilebilmesi.
    Kürdistan’da devletin Kürtler’e karşı yürüttüğü savaşta, şu ‘çözüm süreci’nde bile sistematik olarak kolluk güçleri tarafından çocuklar öldürülüyor.
    Ama maalesef Batı’da tutuklanan bir çocuk için yürütülen kampanyanın ölçüsüne ve yaygınlığına Kürdistan’da öldürülen çocuklar için yapılanlar ulaşamıyor, cılız kalıyor.
    Bu hafta söyleşi yaptığım akademisyen Sinan Birdal’ın da işaret ettiği gibi onlar ‘makbul vatandaş’ değil çünkü devletin – hükümetin gözünde.
    Hadi devletin – hükümetin gözünde değil de, Batı kentlerindeki çoğunluğun gözünde ne bu çocuklar?
    Hadi onu da bırakalım, Batı kentlerinin demokrat, duyarlı kesimleri neden söz konusu olan Kürt çocukları olduğunda sadece yasak savma ile yetiniyor?
    Roboski katliamının üçüncü yıldönümüydü geçen pazar.
    Katliam olduğunda umursamazca yeni yılı kutlayan Batı kentlerinde bu sene de Roboski kitlesel anmalar ve protestolarla gündelik hayatı etkileyemedi.
    Bu ayrışma üzücü. Üzücü olmanın ötesinde bu ülkedeki bir arada yaşam iradesini zayıflatıyor.
    Biraz da buraya bakın lütfen.
    Burada da çocuklar yaşıyor ve ölüyor.
    Sersala we pîroz be!


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları