• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Çözüm var

     

    ür müjdeli bir haber veriyormuşçasına “Çözüm mözüm yok” diyor. Bunu anlamak sahiden güç. Şöyle düşünün, bu ülkede milyonlarca insan evladının, eşinin, sevgilisinin yolunu gözlüyor. Yüreği ağzında uyanıyor her sabah, dua kıpırtıları var dudaklarında. Kim açıkça kimi gizliden “barış” diyor. Ve Başbakan bu insanlara savaşın süreceğini ‘müjdeliyor.” Nasıl bir umutsuzluk yayılıyor ülkeye bu sözüyle Başbakan’ın, siz de biliyorsunuzdur.

    Oysa iki buçuk yıl bu ülke insanı savaşsız, çatışmasız yaşamanın ne olduğunu öğrendi. Herkes şu lafı çok sevmişti, sevilmez mi, “evlere cenaze gelmiyor.” Çatışmalar durduğunda toplum nasıl rahatlamıştı. Savaş propagandistlerinin halklar arasına ektiği nifak tohumları meyve vermiyordu. Barış, çatışmasızlık herkese iyi gelmişti. Diyalog savaşın travmalarını sağaltıyordu. Diyaloğun olabilirliği öğrenilmiş, demokratik çözümün yolları keşefediliyordu. Şimdi ise “çözüm mözüm yok” deniyor.

    Başbakan, bu sözü geçen pazar Diyarbakır’da da etti. Bunun Diyarbakır’da edilmesi başlı başına vahim bir olay. Bölge’de birçok ilçe yıkıntıya, enkaza dönüşmüş durumda bu çatışma sürecinde. İnsanlar ablukanın kalktığı yerlerde yaralarını sarmaya, sadece enkazlarını değil, cenazelerini kaldırmaya çalışıyor. Ve Başbakan daha yeni yaralar açılacağını, enkazların artacağını, daha çok cenaze kaldıracaklarını söylüyor Bölge halkına. Bunu Diyarbakır’ın çoğunluğunun bir tehdit olarak algılayacağından habersiz olabilir mi Başbakan?

    Oysa aynı saatlerde İstanbul’da bir meydanda binlerce insan Dünya Barış Günü’nü kutluyor ve avazı çıktığı kadar “Barış, hemen şimdi” diyordu. Emek ve Demokrasi Bloğu bileşenlerinin öncülüğünde bir araya gelmişti insanlar. Provokasyonlara, kitle gösterilerine yönelik saldırılara rağmen alana koşmuşlardı. Barış demenin suç addedilmeye başlandığı bir ülkede sapasağlam bir barış iradesiyle yan yana gelmişlerdi. Bu sesi hükümetin duymamış olması mümkün mü? Peki, neden bu sese yanıt verilmiyor? Savaşın, çatışmanın bir şeylere yaradığı mı fark edildi acaba? Savaş bir yönetme biçimi mi oldu bu ülkede?

    Şu da düşünülebilir tabii: “Çözüm mözüm yok” lafı acaba hükümetin içinde bulunduğu durumun bir itirafı mı? “Aradık, taradık, çözüm mözüm yok, bulamadık” mı demek istiyor acaba Başbakan? Çözüm süreci boyunca birçok insan, hükümetin bir çözüm vizyonunun olmadığını söylüyor ama yine de cenazelerin gelmemesinden duydukları memnuniyetle süreci destekliyor, umut beslemeye devam ediyordu. Maalesef olmadı. Şimdi hem ülke sınırları içinde hem sınır ötesinde bir savaş sürdürüyor hükümet. “Çözüm mözüm yok” sözü ne anlamda söylenmiş olursa olsun bir aczin ifadesidir. İnsanlar ölürken, bunu söylemenin kendisi bir acizliktir. Devletlerin, hükümetlerin böyle bir laf etme lüksü olamaz. İnsanlar hükümetlerden çözüm olmalarını bekler. Çünkü onların çocukları, yakınları ölmektedir.

    Bence Başbakan bu korkutucu lafı söylemekten vazgeçmeli. Aslında savaştan topyekun vazgeçilmeli.

    Eğer çözüm aranıyorsa, ipuçları savaşın öncesindeki süreçtedir. Oraya bir baksınlar. Artık yeter.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları