9 ay 5 gün sonra gelen özgürlük, gazeteci eşleri, gazeteciler, okurlar, avukatlar… Çağlayan Adliyesinden yola çıkan otobüslerden birindeyiz. Önder Çelik’in eşi Semra Çelik otobüste, siyasi bir tutuklama olduğunu düşünüyorve ekliyor: “Şu anda da diğer arkadaşlarımızı siyasi kararla içeride tutuyorlar”
Dokuz ay beklenmedik bir tutuklamaydı. 9 ay neler yaşadınız?
“Bu beni çok çaresiz bıraktı. Sebebini anlamadım. Zaten dava çökertildi savunmayla, yerle bir edildi. İçeride tutulmaları için hiçbir sebep yok. Birileri güç gösterisi yaptı. Hepsini bırakırlarsa onun getireceği coşkuyu kimseye yaşatmak istemediler. Biz bekleriz. Haklıyız. O coşkuyu yaşayacağız. Dik duruyoruz. Hiçbir suçumuz yok. Hepimizin alnı ak. Arkadaşlarımızın da. Alışık değiliz biz böyle şeylere. Ne gibi bir suç işlediğimizi hiç anlamadık. Çocukları olanlar bunları çocuklarına anlatmak çok zorluk çekti. Bu karanlıktan çıkar memleket umarım.
ÖNDER ÇELİK 15 KİLO VERDİ
Önder Bey en çok bahçesini çok özledi ve güzel yemek özlemiş. Çok aç kaldı. 15 kilo verdi. Hiç yemek yiyemiyordu çünkü glüten alerjisi var. Fakat cezaevi glüten diyeti uygulamamızı kabul etmedi.
Savunmalardan çok gurur duyduk. Ve içimiz çok rahattı. Aramızda gülüp konuşuyorduk. Onlar da eğleniyordu. En son zaten biz tutuklu kalırsak üzülmeyin bu bizim değil onların ayıbı dediler. Önder Çelik, Güray Öz ve Hakan Kara ile aynı koğuştaydılar. Hepsi özgür kaldı o koğuşun.”
BİR YANIMIZ İÇERİDE KALDI
Otobüsümüzde diğer gazetecilerin eşleri de var, özgürlüğüne kavuşan ya da henüz kavuşamayan… hep birlikte gidiyorlar Silivriye… herkes duygusal.. “Bir yanımız içerde kaldı diyorlar.”
Otobüste okurlar da var. Beş gündür duruşmaları takip edip, Cuma akşamı 22.00’de yollara düşmüşler. “Neden bu otobüstesiniz?” diyoruz,
Okur Deniz Kazan cevap veriyor:
“Ben niye buraya geldim, hedef Cumhuriyetti. Cumhuriyet Gazetesi demek cumhuriyet demek. Biz de bunun için buraya geldik.”
-Savunmaları nasıl buldunuz?
“Bizim gazetecilerimizden bunlar beklenirdi. Burada gazetecilik yargılandı.”
‘ZAMAN GAZETESİ OLAN MASALARDA ŞİMDİ SABAH GAZETESİ VAR’
Sonuç hakkında Cumhuriyet okuru Kazan’ın görüşü şöyle: “Onların yazılarından korktular Türkiye’nin geleceğini anlatıyordu. Ahmet, Kadri dışarda olsa bizler daha çok şey öğrenecektik. Bu insanlar cemaati yıllarca anlattı. Biz cemaatin ne olduğunu bu insanlardan öğrendik. Cemaat – AKP ilişkisini anlatmasından korktukları için bu insanlar içerde.
Ben tekstilciyim, işim gereği çok şirket gezerim. Şirketlerde herkesin masasında Zaman Gazetesi olurdu. Okumazlardı, korku ve çıkar ilişkisinden o Zaman Gazeteleri orada dururdu. Şimdi o masalarda Sabah Gazetesi var. Okumazlardı ama mecburiyetten alırlardı. Biz her zaman Cumhuriyet aldık, her zaman satır satır okuduk. ”
OTOBÜS SİLİVRİ’ DE
Otobüslerle Silivri’ye ulaşan kalabalık tahliyeleri beklerken “Hak hukuk adalet sloganları” atıyor.
Bülent Özdoğan Cumhuriyet Gazetsi Yazıişleri Müdürü Silivri’de tahliyeleri beklerken, “Saçma sapan suçlamalarla hala içeride dört arkadaşımız var. Aava hala bitmedi, demek ki bizim de söyleyecek sözümüz bitmedi. Suçlamaların ve davanın saçmalığını anlatmaya devam edeceğiz.” dedi.
TAHLİYELER BAŞLADI
Gazetenin karükatüristi Musa Kart tahliye edildi. Kart’ın ilk açıklamları “Bir gazeteyi terör örgütleriyle irtibatlandırmak alın hayalin alacağı bir şey değil . Tahliye olduğumda çok sevineceğimi sanıyordum. Arkadaşlarımız içeride kaldı. Bir gazetecinin cezaevinden fotoğraf vermesi çok ağır” şeklinde oldu. (ARTI GERÇEK)















