• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Cumhuriyet Davası’nda savcılık tutukluluğun devamını talep etti
    Cumhuriyet Davası’nda savcılık tutukluluğun devamını talep etti
    11 Eylül 2017 11:10
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Cumhuriyet Gazetesi’nin 17 yöneticisi ve çalışanı hakkında açılan davanın altıncı oturumu Silivri Ceza İnfaz Kurumları’nın karşısında bulunan duruşma salonunda görülecek.

    İlk beş oturumu temmuz ayında Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görülen davanın altıncı oturumunda İnan Kıraç, Alev Coşkun, Mustafa Pamukoğlu, Nevzat Tüfekçioğlu, Şükran Soner, Nail İnal, Mehmet Faraç, Rıza Zelyut, İbrahim Yıldız, Leyla Tavşanoğlu, Miyase İlknur, ve Aykut Küçükkaya’nın tanık olarak dinlenmesi bekleniyor. Ayrıca Cumhuriyet Çalışanı Emre İper de ilk kez hakim karşısına çıkıyor.

     

    Fotoğraflar alınmadı
    Silivri’de görülen Cumhuriyet duruşmasını HDP ve CHP milletvekillerinin yanı sıra birçok yabancı medya kuruluşu, gazeteci sendikaları ve onlarca avukat izliyor. Duruşmaya gitmek için yola çıkan çok sayıda kişi kısmi engellemelere maruz kaldı. Silivri Cezaevi’nde tutuklu yazar ve yöneticilerine destek olmak için yola çıkan otobüste bulunan “Adalet” flaması ve tutuklu gazetecilerin fotoğrafları Silivri Cezaevi bölgesine alınmadı.

     

    Açıklamaya Jandarma izin vermedi

    Duruşma öncesi meslek örgütleri ve siyasi parti temsilcileri duruşma öncesi açıklama yapmak istedi. Basın örgütlerinin açıklamasına izin verilmedi. HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, “Biz temsilen buradayız. Aslında bu metni gazeteciler okumalıydı” ifadelerini kullandı. Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının duruşması için Silivri’de bulunan gazetecilerin basın açıklamasını jandarma tarafından engellendi. Gazetecilerin açıklamasını temsilen HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu okudu. Kerestecioğlu şu ifadeleri kullandı:
    “Tutuklu arkadaşlarımız Akın Atalay, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Kadri Gürsel ve Emre İper’i özgürlüklerine kavuşmuş olduğu halde alıp dönmek istiyoruz. Sadece onların değil bütün tutuklu gazetecilerin özlerine kavuşmasını istiyoruz. Türkiye’de 150’den fazla gazeteci hapiste. Onlarca muhalif gazete, dergi, televizyon, yayınevi ve haber ajansı kapatıldı. Binlerce gazeteci işsiz kaldı. Gazeteciler hakkında sayısız dava, soruşturma ve hapis cezası var. Muhalif gazeteler ve gazeteciler iktidarın uygulamalarını eleştiren haberleri nedeniyle soruşturma ve davalara maruz kalıyor. Tehditler, davalar, baskılar ve işsizlik nedeniyle onlarca gazeteci ülkeyi terk etti.
    Türkiye’de ve dışarıda kalabilenler, her şeye rağmen halkın haber alma hakkı için, basın özgürlüğü için, demokrasi için hakikati dillendirmeye devam ediyor. Türkiye’yi bu karanlıktan aydınlığa çıkaracaj olan hakikatin ışığıdır. Bu ışık da özgür gazetecilerin elindedir.
    Halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğü önündeki engellere son verilsin. Gazetecilere özgürlük.”
    Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) dövizlerine de alana girişte el konuldu.

    DJbM3aNX0AA3cS-

     

    Katılım sayısı yüksek

    Açıklamaların ardından duruşma ailelerin salona girmesi ile başladı. Davayı izleyenlerin sayısının fazla olmasından dolayı salona giremeyenler oldu.

    Mahkeme başkanı, “Görüyorum ki bir yer sıkıntısı var. Ama daha büyük bir salona da geçsek aynı sıkıntı. yaşanacak. Bu konuda sorunu birlikte çözelim. Çizerler avukatları bulunduğu yere geçebilirler” dedi. Mahkeme başkanı seyircilerin arasında arka sıralarda oturan jandarmayı da mahkeme salonunun dışına çıkardı.

    Duruşma tutuklu Emre İper’in savunmasıyla başladı. İper, savunmasına gözaltı sürecini anlatarak devam etti.

    İper, “İddiname ulaştığında adımın baş harfleriyle rumuzlandığını ve bylock kullanıcısı olmakla suçlandığımı gördüm. Bunu gördüğümde hemen gazetemizin yönetim kurulu başkanı Orhan Erinç beye ve hukuk servisine durumu bildirdim. Zira hayatım boyunca ByLock adlı programla ilişkilendiren terör örgütüyle hiçbir ilişkim olmadığı ve olamayacağı gibi, telefonumda da böyle bir program yoktu. Ben kaçmadım, tek delil olan telefonumu da denize atmadım. Tam aksine böyle bir şey olmadığına emin olduğum için kanıt topladım. Bilirkişi Koray Peksayar telefonda ByLock’a rastlanmamıştı dedi. Emniyet raporu da ‘ByLock vardır’ diyemiyor. Benim bir ByLock kullanıcısı olmadığım açıktır. Bu nedenle iddianamede belirtilmiş olan !mesajlaşma programını telefonuna yükleyerek sisteme dahil olmuştur’ ifadesi yanlış bir ifadedir. Gerçeğe tamamen aykırıdır” dedi.

    İper’in savunmasının ardından söz alan Avukat Tora Pekin, savcının cuma günü mesai bitiminde dosyaya yeni bilgeler sunduğunu, son dakikada sunulan bu belgelere hazırlanmanın mümkün olmadığını dile getirdi.

    İper’in ardından Cumhuriyet Gazetesi eski genel yayın yönetmeni İbrahim Yıldız tanık olarak dinlendi. Yıldız, “Cumhuriyet savcılığında ifade vermiştim. Soracak sorunuz varsa yanıtlayabilirim” dedi.

    Mahkeme Başkanı’nın “Gazete kötü yönetildi batırıldı” şeklinde bir tespitiniz var. Açar mısınız? sorusuna Yıldız, “Sanıyorum bana sorulan bir soruya verdiğim yanıt üzerine röportajcı arkadaşın yaptığı bir yorumdur. Cumhuriyet en eski gazetedir ama ne var ki iyi bir mali yapıya ulaşamamıştır. Patronlar döneminde de, Vakıf döneminde de böyleydi. Çünkü bağımsız gazetecilik derdi vardır. Olarak daha iyi olabilseydi, çalışanları daha çok kazanabilir ya da gazetecilik anlamında ataklar yapılabilirdi. Söylemek istediğim buydu” sözleri ile cevap verdi.

    Mahkeme Başkanı’nın “Ankara’da satışa çıkarılan arsa ile ilgili ne demiştiniz?” sorusuna ise Yıldız, “Keşke satılmasaydı demiştim” dedi.

    Mahkeme Başkanının, “Teröre terör bile diyemediler” ifadenizle ne demek istediniz?” sorusuna da Yıldız, “Ben terörün tanımını yaptım. Arkadaş böyle yazmış” sözleri ile cevap verdi.

    Başkanın “Muhabirlerin haberlerine müdahale edilir mi? Genel Yayın Yönetmeni ya da Vakıf bir inisiyatif alır mı?” sorusuna ise Yıldız, “Ama hiçbir zaman Vakıf Yönetimi müdahale etmez. Benim zamanımda da yoktur. Vakıf sadece toplantılarda Genel Yayın Yönetmeni’nden bilgi alır” ifadeleri ile cevap verdi.

    Mahkeme Başkanı: Vakfa seçilmek ya da Vakfa girmek için örtülü olan olmayan bir gelenek var mıdır? Muhabirler, köşe yazarları girer gibi bir kriter?

    Yıldız: Böyle bir kriter yok. Sadece GYY doğal olarak üyedir.

    Yıldız’ın ardından Cumhuriyet Gazetesi Haber Kordinatörü Aykut Küçükkaya tanık olarak dinlendi.

     

    Duruşma savcısı Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 6 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

     

    İSTANBUL


    Yorumlar



    İlgili Haberler