• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    DANIŞTAY’IN BUGÜNÜ
    DANIŞTAY’IN BUGÜNÜ
    5 Temmuz 2017 10:55
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Danıştay’ın ilk kuruluşu Şûrâ-yı Devlet adıyla 1868… Bugünkü Danıştay ise Cumhuriyet devrinde 669 sayılı kanunla kurulup 6 Temmuz 1927 tarihinde çalışmaya başladı. Yani göreve başlayışının 90. yıldönümü…
    Yüksek mahkemelerden biri olan Danıştay, Anayasanın 155. maddesine göre, yürütme organına yardımcı bir inceleme, danışma ve karar organı… Aynı zamanda yönetimin yargı yoluyla denetlenmesinde etkin ve önemli görev oynayan bir yargı kuruluşu. Yönetimin yargı yoluyla denetlenmesi görevini üstlenmesi için birinci şart, “bağımsız ve tarafsız” olması gerekliliği. Yönetimin keyfiliğe kaçmasının önlenmesi, haksız uygulamaların önüne geçilmesi, yönetilenlerin temel hak ve özgürlüklerinin korunabilmesi ancak bağımsız yargı ile mümkün çünkü.
    Danıştay ve yargı gününün 137. yılı konuşmasının bir bölümünde şöyle deniyor; “Yönetim sisteminin kurum ve kurallarıyla işlemesi yönünden güvence oluşturan Danıştay’ın görevlerini bugün olduğu gibi gelecekte de yansızlık ve nesnellik ölçütlerine bağlı kalarak yerine getireceğinden kuşku duymuyoruz.”
    Peki, evveliyatını sayarsak, ilk kuruluşundan bugüne 149 yıl geçen Danıştay’ın işleyişinde ne değişti bugün?
    149. yıl konuşmasında, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylaması sonucunda, kuvvetler ayrılığı ilkesinin daha da belirgin hale geldiğini söylemişti. Mühürsüz oy garabeti vicdanlarda derin yaralar açmışken üstelik… Saray onaylı listede “VIP hâkimler” olarak basına düşen partili hâkimler skandalında kızı Gonca Hatinoğlu’nun da adı geçtiği sıralarda…
    Güngör yine aynı konuşmada, “OHAL kararnamelerinin terör örgütü mensuplarından devlet kurumlarını arındırmak ve demokrasiyi korumak” amacıyla çıkarıldığını, “kişilerin hak ve özgürlüklerine, amaç dışında herhangi bir sınırlama getirilmediğini” de söyledi.
    Bunca hak gaspı ve keyfiyet ortadayken ülkeyi yönetenleri hukuki açıdan denetleyen ve yurttaşları iktidara karşı koruyan, en üst idare mahkemesinin başkanı tarafını açıkça belirtmiyor mu bu sözlerle?
    Üstelik daha önce Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Rize’de ÇAYKUR tarafından düzenlenen çay hasadı ve Kırşehir’de Ahilik Haftası etkinliklerine katılmıştı. Bu etkinliklere katılması sebebiyle, Danıştay Başkanlık Kurulu’na şikâyet de edildi. Kurulun cevabı, ‘Danıştay meslek mensupları hakkında inceleme ya da soruşturma başlatılmasının, yargının bağımsızlığı ve yargı mensuplarının teminatı ile bağdaşmayacağı’ yönünde oldu.
    Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu, 25 Nisan 2017 tarihinde, “Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi” başlıklı bir oturum yaptı ve rapor hazırladı. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL uygulaması bünyesinde alınan karar ve uygulamaların eleştirildiği raporda, “Demokratik kurumların işleyişinin bozulduğu” belirtiliyor.
    Kuşkusuz, Türkiye ve toplumu bunları hak etmiyor.
    OHAL, anayasal çerçevede ilan edildi ama çok geçmeden muhalifleri sindirmenin bir yöntemi haline gelerek temel hak ve özgürlüklere karşı devlet zoru olarak kullanılır oldu. Hiçbir ölçülülük kuralı yok!
    Ölçülülük ilkesine uyulmaması ne yazık ki, geleceğe yönelik kalıcı etki yaratan düzenlenmeler hakkında derin kaygılara yol açıyor.
    Her şeyden önce hukukun hukuka ihtiyaç duyduğu kasvetli zamanlardan geçiyoruz.


    Yorumlar



    İlgili Haberler