• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    DAYATILANA YABANCILAŞARAK DÖNÜŞMEK

    Toplumda sürüp giden ve giderek de rutinleşen varlığımıza dair kayıtsızlık, kendimizden başlayarak toplumun edilgen pasifliğine yabancılaşarak yeni bir dönüşüm evresi geçiririz.

    Kendi varlığımıza katlanma uğruna derin bir iç yalnızlıkta-sesimizde sessizleşerek başkalaşıma uğrarız. Sosyal olanı içinde yaşatmayan bu kısır bencillikte özgün bireye ve toplumsallığa dair her şey yitiyor.

    Küresel yönetimin-denetimin nesnesine dönüştürülen ve her davranışı-tutumu önceden belirlenen insan yeni politik bağımlılık üreten kültürler üzerinden tamamen kuşatılmış durumdadır.

    Kıstıran ve denetime alan bu kuşatılma mekanizması insanın ruhunda kararsızlık yaratarak dipsiz bir soyutluk girdabına doğru sürüklüyor!

    İşte bu gerçekliliği görüp sorgulayarak bağımlılık zincirlerini kıran insan başkalaşırken-dönüşürken yeni ilerici düşünceler yoluyla da bu bıktıran-tüketen sistemin içinde örgütlenerek bireysel-toplumsal kurtuluş fırsatlarını hiç beklenmedik zamanlarda yaratabilir.

    Gençliğin dinamizmini gösterişli tükenmişliğin-tutsaklığın kırılması durumunda özgürlük temelli ve çok yönlü bir toplumsal duygudaşlık yakınlaşması devrimsel anları hızlandırır.

    Özgürleştiren bir yabancılaşmayla yüzleşme gücü bizi çare haline getirerek bizi bizde çoğaltır. Çoğunluğa temas ettirerek şoktan silkinme kıpırtıları yaratabilir.

    Yaşamı sömürgeleştirenler ve eşitsizlikleri üreterek yolsuzlukları yasallaştıranların hüküm sürdüğü bir dünyada özerk özgünlüklere sığınarak kendimizi yenide var etmek için o illetin çekim merkezinden uzaklaşarak kendimize yakınlaşma olanağına kavuşabiliriz.

    Sezgilerimizin serzenişlerine kulak kabartmalıyız oradan gelen sinyaller hayati önemdedir yüzeysel yaklaşımların içsel mesajımızın ruhumuza ulaşmasına engel olmasına zemin sunmayalım.

    Anlamsızlık ve duygusuzluğu üreten bir teknolojik sistemler rejiminin tehdidi ile yaşamın deneyim-temas alanları sakatlanıyor ve bu işgal suskun-miskin yığınların gözleri önünde hızından hiçbir şey kayıp etmiyor.

    Davranışın, düşüncenin, duygunun tahakküm mekanizmalarının denetimine girmesi insanı savunmasız-iradesiz bir çaresizliğin tek tipleştirilmiş pasif nesnesine dönüştürüyor yazık!

    “Bak şu uçuruma! Şu denize, şu ırmağa, şu kuyuya.Görmüyormusun, işte özgürlük, aşağıda dipte!” Seneca- De ira-

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları