• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    “Demokrasisiz barış olmaz”
    “Demokrasisiz barış olmaz”
    24 Mayıs 2017 10:21
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    HDP geçen cumartesi hukuki zorunluluk gereği 3üncü Olağanüstü Kongresi’ni yaptı. Kongrede hem milletvekilli düşürülen Figen Yüksekdağ’ın yerine eş genel başkan seçildi hem de parti meclisi yenilendi. Kongrenin yapıldığı salonda henüz oylamalar sürerken, HDP Van Milletvekili ve Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Vekili Nadir Yıldırım’a kongre değerlendirmelerini ve HDP’nin yeni döneme ilişkin kararlarını sordum:

    Yine bir kongre sonrasındayız. Bu olağanüstü kongre ile hedeflenen neydi?

    Bu bizim kendi isteğimizle yaptığımız bir kongre değil. Bir yasal zorunluluktu bu kongreyi yapmamız. Bir dayatma olarak yapıldı.

    20170520_153239

    Niye dayatma?

    Çünkü eş başkanımız Figen Yüksekdağ’ın vekilliği düşürülmüştü, Parti Meclisi ve MYK üyesi çok sayıda arkadaşımız tutuklanmıştı. Ama aynı zamanda bu kongre bu arkadaşlarımız ve bütün siyasi tutsakların özgürlüğü talebini vurguladığımız bir kongre oldu. Çünkü arkadaşlarımızın tutsak edilmesi sonucunda bu kongrenin yapılması gereği doğmuştu. Elbette Kürtler’e karşı uygulanan katliamcı politikalara karşı da, köylerin kentlerin yakılmasına, yıkılmasına karşı da bir kongre oldu. Bu politikalara karşı demokrasi ve barış mücadelesini derinleştirme kongresi olarak da tanımlanabilir bu kongre.

    İnsanlarda bir duygusallık gözlemledim. Bunun sebebi neydi?

    Tabii bu duygusallık şöyle bir duygusallık değil. Hepimizde bir duygusallık var ama bu kırılan, dökülen, geriye çekilen bir duygusallık değil.  Esasında öfke ile kararlılığın, bu baskı ve hukuksuzluğa karşı bilendiği bir ruh halinin oluşturduğu bir duygusallık olarak tanımlamak daha doğru olandır.

    HDP’nin bu kongre sonrası adımları ne olacak?

    Özellikle 16 Nisan referandumunun açığa çıkarttığı sonuçlar. Toplumun bu anlamda verdiği mesajlar var.  Bunların gereğini yapmak için çaba sarf edeceğiz. Bunların gereği ne? Halk bize ne söyledi? Halk bize şunu söyledi; faşizm bu ülkede öyle kolay kolay tahkim edilemez, yenilebilir, alt edilebilir. Yeter ki, doğru bir politik önderlik, doğru bir mücadele perspektifi ve programı oluşsun. Toplum bizden bunu bekliyor.  Bunun mesajını verdi bize. Biz de bu kongreyle birlikte, esas olarak kongreden sonra yeni dönem mücadele planını ve programını topluma sunmayı amaçlıyoruz. Bu temelde en geniş toplumsal kesimlerle birlikte demokrasi, özgürlük ve eşitlik mücadelesini büyütmeyi hedefleyeceğiz.

    20170520_153234

    Sayın Demirtaş kongreye gönderdiği mesajda bir kez daha ‘ortak vatan’ vurgusu yaptı. Bu Mesaj toplumda nasıl bir yankı bulur?

    Bu yeni bir mesaj değil. Esasında Sayın Öcalan’ın halkların birlikte yaşamasını formüle ederken geliştirdiği bir kavramdır. Bizim bu kavramdan anladığımız ve gereğini yapmaya çalıştığımız şey şudur; Türkiye’de faşizmi aştığımız oranda, faşist uygulamaları, gerici devlet dayatmalarını kırdığımız oranda halklar birlikte ve özgür yaşayabilir. Sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’daki en temel problem halkların birlikte, inançların birlikte, zenginliklerin birlikte yaşayabilme koşullarının günümüz itibariyle ortadan kaldırılmasıdır. İşte bizim HDP olarak ‘ortak vatan’dan kastımız ve vurgumuz budur; halkların hep birlikte yaşayabileceği, kendi demokratik sistemlerini oluşturarak, kendi demokratik özgür ve birlikte yaşam koşullarını yaratarak, vatanı ortaklaştırarak yaşayabileceğini düşünüyoruz. Bunun da en somut ve güzel örneği HDP’dir. HDP felsefe üzerine oluşmuş bir partidir. Dediğim gibi HDP’nin felsefesi, projesi nedir; ülke, rejim, sistem demokratikleştiği oranda birlikte eşit ve özgür yaşama koşulları oluşur. Bunu bu anlamda değerlendirmek gerekir. Kaba  e kuru anlamdaki bir ortak vatan kavramının bugün Türk ve özellikle Kürt toplumunun büyük çoğunluğu açısından bir karşılığı yoktur.  Ortak yaşam koşulları, bu anlamda tahrip edilmiştir, zedelenmiştir.  Fakat ifade etmeye çalıştığım felsefi temele oturttuğumuzda ortak vatan kavramı anlam ve değer kazanıyor.

    Bugünkü kongrede yeni eş başkan seçtiniz, Serpil Kemalbay…  Eşbaşkan seçiminizde temel kriterleriniz neydi?

    Arkadaşımız çok değerli bir arkadaşımızdır. Hakkını verebileceğine inandığımız için, güvendiğimiz için. Mücadele tarihi, geleneği ve pratiği bunu bize gösterdiği için Serpil arkadaşımızı başkan olarak tercih etti delegemiz.

    20170520_153236

    -Barış konusunda buradan bir çağrınız var mı  topluma? Ne dersiniz?

    Valla, barış seslenmekle, çağrıda bulunmakla, istemekle gerçekleşecek bir durum değil. Barışın koşullarını, her dönemde, zamanda ve zeminde egemenler ve zalimler ortadan kaldırmıştır, çünkü baskıcı, diktatör, tekçi bütün zihniyet ve sistemlerin bir tek yaşam zemini ve koşulu vardır; topluma savaş dayatarak var olabilirler. Bu yüzden barış istemekle, topluma seslenmekle, çağrı yapmakla gerçekleşebilecek bir şey değil. Barış demokrasisiz, barış özgürlüksüz, barış eşitliksiz olmaz. Bütün bu kavramlar aynı zamanda bizim mücadelemizin temel ilke ve hedefleridir. Bu da ancak ve ancak mücadele ile gelişir. Faşizme, gericiliğe, tekçiliğe, inkârcılığa karşı mücadele geliştiği oranda barışın şansı, umudu, ihtimali doğar. Bunun için de barış için mücadele etme çağrısı yapıyoruz.

     

     

     

     

     

     

     


    Yorumlar



    İlgili Haberler