• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    DEMOKRATİK ÖZERKLİK VE ÖZSAVUNMA BİRLİKLERİ

    Demokratik Özerklik ilan olalı bir aydan fazla oldu. Türk medyası ve kamuoyu senelerin ırkçı ve militarist propagandası sonucu barışçıl çözüme yönelik her türlü öneri ve kavrama yabancılaştığı için, elbette hemen demokratik özerklik konusunda da spekülasyona başladı. Şimdi bazı gazeteler Başbakan Erdoğan’ın Kürtler’e olan şiddetli öfkesinin bu tek taraflı ilandan kaynaklandığını yazıyor.

     

    Evet, kimi zamanlamasını eleştiriyor kimi de tek taraflı ilanın geçerliliğini sorguluyor Demokratik Özerklik ilanının. Bunlara kısaca değinmek isterim. Tam da TC’nin Kürtler’e yönelik topyekun bir imha teşebbüsünde bulunduğu bu dönemde.

     

    Bir kere PKK lideri Abdullah Öcalan’ın da dediği gibi Demokratik Özerklik fikri Kürdistan için yeni bir şey değildi. Kürt Özgürlük Hareketi bunu 2005’ten beri halk ile tartışıyordu. Ve bu tartışmalar halkta karşılık buluyordu. Yani zamanlama eleştirileri bir kere bu açıdan yersiz.

     

    Türk kamuoyu malumun ilanı karşısında çaresiz kalmış olabilir ama demokratik özerk kurumlaşma Kürtler’in gündelik hayatında ve siyasi gündeminde nicedir bulunan bir şeydi.

     

    Tek taraflı ilan tartışmasına ilişkin olarak ise şunu söylemeliyiz ki 30 senelik örgütlü bir mücadelenin bu aşamasında herhalde kimse hantal Türk devletini bekleyecek durumda değildir artık Kürdistan’da. Kürtler gerek savaşı bitirmeye yönelik olarak gerekse demokratik bir cumhuriyetin inşası için senelerdir birçok öneride bulundu. Her tartışma sürecinde güçlü argümanlar getirdi. Ama cevap gelmedi. Ve artık devletten talep etmeme, kendisi yapma aşamasına geldiğini kamuoyuna açıkladı.

     

    Demokratik Özerklik’in içinin henüz doldurulmamış olduğunu iddia edenler ise öncelikle şunu bilmelidir ki, ilan bir irade beyanı ve kararlılık ifadesidir. Zaten Kürdistan’da epeydir başlamış ikili hukuk çalışmalarının ve özgür kurumlaşmanın adının konmasıdır DTK’nın deklarasyonu.

     

    Şimdi artık savaşın bütün bu hay huyu içinde yine de köy komünlerimiz, mahalle, ilçe, il meclislerimiz yeni bir perspektif doğrultusunda aktive edilecektir. Demokratik Özerklik’in içini dolduracak olan Kürt Özgürlük Hareketi’nin halk içinde senelerdir süren örgütlenme birikiminin ta kendisidir. Kürt halkının yeni yaşam biçimi Demokratik Özerklik’in içeriğidir. Öncelikle bu çalışmalara ağırlık vermeliyiz.

     

    Türk medyasının üzerinden en fazla polemik ürettiği ve propaganda yaptığı kavram olan özsavunma birlikleri ise dünyanın hiç de yabancısı olmadığı bir kavram ve halkın yaşamını doğrudan ilgilendiren bir uygulamadır. Şöyle ki, TC Devleti güvenlik güçleri bu savaşta taraf olmuştur. Genelkurmay açıklamalarında bu sık sık ifade edilmiştir. Asker, özel harekatçı ve korucuların coğrafyamızdaki kirli savaş metodları ise artık sadece Kürtlerin değil bütün toplumun bildiği bir şey. Bu açıdan bakıldığında Kürtler’in kendi yapılarını kendi özgüçleriyle korumak istemesi anlaşılmalı. Adalet ve Hakikat Komisyonları önerimizi dikkate almayan devlet Kürtler’in özsavunma çalışmalarına karşı çıkamaz.

     

    Hele de son bir haftadır Türk televizyonlarında devletin stratejisyenlerin Kürt Özgürlük Hareketi ile mücadelenin artık şehirlerde yoğunlaşması, polisin bu doğrultuda ağır silahlar ile donatılacağının konuşulduğu bu dönemde özsavunma birlikleri her zamankindan acil olmuştur.

     

    Geçtiğimiz ay gazetemizde yer alan Güney Afrika’da Eski Savaşçıların Eylem Komitesi mensubu Victor Steyn ile yapılmış söyleşi özsavunma birimlerinin biçimi ve gereği konusunda önemli bilgiler içeriyordu.

    Bu kritik günlerde Steyn’ın şu sözlerini Kürtler de Türkler de dikkatle okumalı: “Amaç öncelikli olarak halkı savunmaktı. Çok ciddi saldırılar gerçekleştiriliyordu ve halk silahsızdı. Öz Savunma Birlikleri olarak örgütlenmeseydik kimbilir daha nice katliamlar yapılırdı.”

     

    Doğru. Eğer biz de Özsavunma Birlikleri’mizi geliştirmiş olsaydık, geçen aydan bu yana BDP binalarına yapılan saldırılar da gerçekleşmezdi, gençlerimiz, emekçilerimiz faşistlerin kurşunlarına ve jetlerin bomballarına hedef de olmazdı.

     

    Devletin Kürt Özgürlük Hareketi’ni provoke etmek için bir kez daha her tür kontra taktiğine başvurmaya hazır olduğunun görüldüğü, Kürt halkına karşı linç eylemlerinde açıkça taraf tuttuğu şu dönemde, Özsavunma Birlikleri provokatörleri püskürtecek ve halkımızın güvenliğini alırken, ülke ölçeğinde de iki halkı karşı karşıya getirecek bir içsavaşı önleyecektir.

     

    Tarihsel haklılığımızla Özsavunma Birlikleri’nin gereğini bütün ülke kamuoyuna anlatabilmeliyiz.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları