• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Devrime Direnen İşbirlikçilik

    Arap dünyasından demokratik bahar bekleyenlerin hevesleri Daiş”in hortlamasıyla kursaklarında kaldı. Tıpkı AKPden demokratik mucizeler bekleyenler gibi umut trajedi ve kabusa dönüştü.

    Demokratik zihniyet üzerinden gelişmeyen hiçbir hareket değişim ve dönüşümü yaratamaz. Hem AKP rejimi, hem de Arap dünyası despotik bir zeminde ve gerici bir cehalet üzerinde şekillenmişlerdir. Bu zihniyetin genlerinde anti toplum ve demokrasi fobisi vardır.

    Oysa değişim momentini yakalamış özgürlük için emsalsiz bedeller ödemiş Kürtlerin çağdaş-demokratik mücadelesi bugün taraflı-tarafsız herkesin takdirini kazanmış durumdadır.

    Halklar baharını ruhunda taşıyan “Kürt baharı” büyük toplumsal kurtuluşun yol yöntemini de mücadelesinde taşıyor, demokratik bir zihniyet modeli yaratıyor, etkili diplomatik hamlelerle birlikte stratejik ittifaklarla da kazanımlarını kalıcılaştırıyor.

    Kürtler zihinsel devrimi tabana taşımış, ulusal birliğini tabanda sağlamış adil bir mücadelenin önünde hiçbir gücün durmayacağını özümsemiş durumdalar.

    Kürt siyaseti kararlıca fedai direnişçiliği omuzlaması ve kitleleri kendisine inandırması, rüştünü ispatlaması durumunda sansasyonel sonuçlar yaratacaktır. Aksi durumda siyasetle yeni nesil arasındaki makas kapanmayacak ölçüde açılacaktır Siyasetin dipten gelen demokratik serhildanları örgütleyememesi durumunda aşılacağı da sır değildir.

    Gezi-Kobane kuzey serhildanı-Sur-Nusaybin ve Botan direnişçiliğine sırt çevirenlerden tarih ve yeni nesiller fena hesap soracaktır.

    AKP despotik rejimi halkların siyasete olan inancını kırıp parçalama stratejisi yürütüyor. Onun için öncülük konumundaki siyasi aktörlere yöneliyor, hata yapmaya zorluyor, inançsız kılmak istiyor.

    Saray rejimi kontrolünde AKP Kürtlerin statü  sahibi olmaması için hem içte hem de dışta çok büyük bir diplomatik ve askeri girişim başlatmış durumda. Devrik Davutoğlu hükümeti darbesi ile elini güçlendirip kırgın ve kırılgan dış politikaya taze güven getirmek istiyor. Yazık ki, bu hayalleri de erkenden çöktü. Pişmanlıkla kapısını çaldığı tüm ülkelerden eli boş döndü. Ölü diplomatik hamleler Rojava direnişçiliğine çarpıp dağıldı.

    Askeri açıdan cihatçı-mezhepçi saray kulu muhafız lejyonerlerinden oluşan bir yapı oluşturuldu. Kürt özgürlük hareketinin tepesini hedefleyen derin suikast senaryolarını devreye koydu. İşbirlikçi Kürtlük üzerinden diğer parçadaki kazanımlar hedeflendi.

    Saray rejimi Demokratik siyaset alanını ve meclisi ortadan kaldırdı, pasifleştirip sembolize bir kuruma indirgedi.

    Her türlü işbirlikçi, gerici yapıları örgütlendirilip sahaya sürdü. Urfa toplantısıyla ortaya çıkan bu bileşenler mit kontrolünde toplantı yaptı. Çok gizli şahsiyetlerden destek sözü alındı. Uzun süredir çeşitli siyasi yapılara sızdırılan ve kimlikleri bilinen şahsiyetlerin bu süreçte garipsenen çıkışlar yapması kimseyi şaşırtmasın!

    Saray rejimi tekrar herkesi ve özellikle Kürtleri kandırıp ömrünü uzatma umuduyla ateşkes için devreye koymadığı arabulucu bırakmadı. Fakat Ortadoğu pratikçi satranç ustaları karşısında her hamle başarısız kalmaya mahkum oldu. Tek çaresi kaldı aslında. Samimi barışa teslim olmak!

    Kürtler açısından da son ihanetçiliğin intihar girişimine hep beraber tanıklık edeceğiz. Cihatçı işbirlikçilik ve sahte milliyetçiliğin ipliği pazara düştü bile.

    .“Çekip gidince soyguncular, bir başka dünya kuracağız. Yaşamak neymiş, yaşamak, sen o zaman gör bak!”Vitezslav NEZVAL

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları