Demokrasi İçin Birlik (DİB), “OHAL’siz Türkiye istiyoruz” kampanyası başlattı. Kampanyanın tanıtımı için başlatılan basın toplantısında konuşan Rıza Türmen “Ortak mücadele için iletişim ağlarını kurmalı ve bu iletişim ağına, tüm farklılıklarımızı muhafaza ederek dahil olmalıyız” dedi.
Demokrasi İçin Birlik Platformu (DİB), “OHAL’siz Bir Türkiye” kampanyasının tanıtımını Taksim’deki Aynalı Geçit Etkinlik Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla yaptı. Toplantıya katılan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı ve Eski CHP Milletvekili Rıza Türmen, bugünkü OHAL uygulamalarının anayasaya aykırı olduğu için hukuksuz olduğunu belirtti. Rıza Türmen, OHAL’in Türkiye’de kalıcı bir yönetim sistemi haline geldiğini ve onun için OHAL’e itiraz ettiklerini söyledi.
Türmen, “Anayasada OHAL ancak amaç ve zaman bakımından gerekli sınırlamalara uyulduğu takdirde meşrudur. Oysa amaç ve zaman bakımından bu sınırlamalara uyulmamaktadır” dedi.
OHAL’in sınırlamalarına değinen Türmen, “Bu baskıcı, tahakkümcü tek adam rejiminin payandası olduğu için; bu baskı, bu insan hakları ihlalleri, bu demokrasi ihlalleri OHAL temelinde gerçekleştirildiği için OHAL’e itiraz ediyoruz. OHAL’in sınırlamaları vardır. Hukuksuz değildir, hukuki sınırlamaları vardır. Bu sınırlamalara uyulmazsa bu eşikten diktatörlüğe geçilebilir” diye konuştu.
“OHAL kalıcı bir rejm haline geldi”
Türkiye’de OHAL’in kalıcı bir rejim haline geldiğini vurgulayan Türmen, “İnsan hakları, demokrasi ihlalleri OHAL temelinde gerçekleştiği için OHAL’e itiraz ediyoruz. OHAL’in hukuki sınırlamaları vardır, bu sınırlar aşılınca diktatörlüğe geçilir. OHAL’in amacı, OHAL döneminin bitirilmesini gerektiren tedbirleri almaktır; oysa bizdeki OHAL uygulaması kalıcı tedbirlerle yapılıyor” diye konuştu.
OHAL’in Meclis’e sunulmamasının en büyük hukuksuzluk olduğunu dile getiren Türmen, “Korkunç olan, OHAL kararnamelerini uygulayan kişiler cezai idari, her türlü sorumluluktan yoksundur. Bu durum, kamu görevlilerini suç işlemeye teşvik etmektedir. OHAL dönemi aslında şiddeti meşrulaştıran bir dönemdir. Türkiye’de şiddet iktidarın koruyucusudur. Türkiye’de iktidardan geçmenin yolu şiddettir, bugün de OHAL ile temel hak ve özgürlükler sınırlandırılarak şiddet uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı.
OHAL’e karşı ortak mücadele
Ne yapmaları gerektiği konusuna da değinen Türmen, en önemli konunun ortak mücadele için iletişim ağlarını kurmak gerektiğini söyledi. Birliktelikle tüm farklılıkları muhafaza ederek bir araya gelmenin önemli olduğunu belirten Türmen, şunları söyledi: “Birliktelikten başka güvence yoktur. Bunu sağlayamazsak OHAL’e karşı bu mücadele verilemez. Çöken bir iktidar ve alternatifi olmayan bir muhalefet var. Bu umutsuzluğu yıkmalıyız. Bu hareketi birlikte götürebilirsek, halk meclisleri, forumlar… Bunlar iletişim ağının düğümleridir. Direniş, sadece bedenimizi bir polisin önüne atmak değil, aynı zamanda bu iletişimi kurmak, ortaklık ve kamusal alanda bir araya gelmektir.”
Kampanyanın detayları
DİB üyesi Nesteren Davutoğlu ise, kampanya detaylarını sunum şeklinde aktardı. Davutoğlu, “Herkesi DİB ile iletişim halinde olmaya çağırıyoruz. Sokaklarda kentlerde kasabalarda, köylerde her ortamda tepkimizi bu iletişimle dile getireceğiz. Demokrasi için ilk adımın OHAL’siz bir Türkiye olduğuna inanıyoruz. Neredeyse bir yaşam biçimi halini alan ve 6’ncı kez uzatılması planlanan OHAL kaldırılmalıdır. Çünkü OHAL; Meclisi, hukuk sistemini ve tüm demokratik mekanizmaları hayatımızdan çıkardı. Sonunda tek adam rejiminin sopası haline getirildi” dedi.
Konuşmaların ardından KHK ile ihraç edilenlerin hikayelerini anlatan belgesel gösterildi. Toplantı birlik üyelerinin erbane eşliğinde söylediği “KHK’ye hayır, OHAL’e de hayır” şarkısıyla son buldu.
Kaynak: Mezopotomya Ajansı