• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Direniş ve barış

    Bizim ailenin köklerinin bir kolu Lice’dedir. Memleketimi soranlara Genç ile Lice derim. Bu yüzden de birkaç haftadır halkımızın Lice’de gerçekleştirdiği direniş bana gururun ötesinde bir duygu veriyor. Bir minnet duygusu hissediyorum orada direnen halkımıza karşı. Hayatın beni uzağına taşıdığı topraklarımıza sahip çıkıyor, öz evlatlarına açılmış bir savaşın meydanı olmaktan çıkarmaya çalışıyor oraları bu insanlar.

    Tabii, işin, bu direnişin politik anlamını analiz ederken sadece Lice ile olan ailevi bağım, kişisel durumum değil beni yönlendiren. Daha geniş kapsamlı anlamlandırıyorum ben bu şimdi Lice’nin çevresine de yayılan direnişi. Bana göre bu direnişler, halkımızın karakol ve kalekol inşaatlarını durdurmak için yollara düşmesi, bu savaş inşaatlarına direnmesi, barışa sahip çıkma kararlılığı kadar özerklik adımlarıdır da.
    Kürtler için bir barışın şartlarından biri olan demokratik özerkliğin inşası devleti Kürdistan’daki bu güvenlikçi politikalarından vazgeçirmeyi gerektiriyor. Kürtler bu direnişleriyle özerklik taleplerindeki kararlılıklarını gösteriyor, topraklarının güvenliğinin ne şekilde sağlanacağına kendileri karar vermek istediklerini ifade ediyorlar.
    Bir yandan da topraklarındaki savaş hazırlıklarına karşı koyarken barışa ne kadar hazır olduklarını dışa vuruyorlar.
    Aslında Kürtler sadece Kürdistan’da değil bulundukları her yerde kendi özerk topluluklarını oluşturuyorlar. Kürtler’in politik ve sosyal yapılarını kurdukları, eyleme geçtikleri her yer onların özerklik alanları. Bu halleriyle Batı kentlerini etkiliyor, çehresini değiştiriyorlar.
    Hem devlet güçlerinin hem de sivil faşistlerin Kürtler’in parti ve kurumlarına yönelik sistematik saldırıları, eylemlerinin terörize edilmesi hep Kürtler’in bu özerk tutumunu engellemek için yapılıyor.
    Kürtler kendilerini bu barış sürecinde açıkça ifade ediyor, taleplerini ortaya koyuyorlar. Ve buna uygun örgütleniyor, eylemde bulunuyorlar. Bu da özerkliğin gereği. Bir projesi, Kürtler’in bu taleplerine bir cevabı olmayanlar ise sadece saldırıyor.
    Bir süredir Öcalan’ın özgürlüğü için açılan imza standlarına yapılan ve geçen pazar günü üç arkadaşımızın tabanca ile yaralanmasına kadar giden bu saldırılar da Kürtler’in kendilerini ifadesine ve özerklik adımlarına duyulan ve çaresizlikten kaynaklanan öfkenin sonucu.
    Eğer hükümet barış ve müzakere sürecini devam ettirmekte kararlıysa, barışın mimarı olan Öcalan’ın özgürlüğünü talep eden insanlara yapılan saldırıları durdurmak için de harekete geçmelidir.
    Çünkü Kürtler her durumda özerkliklerini inşa etmeye kararlıdır. Ve bunu bulundukları her yerde sürdüreceklerdir.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları