• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Doğa ne yana vicdan ne yana düşer…

    Gökyüzüne alevleri salanlar, yeryüzünde ağaçları kuşları, böcekleri öldürmüşler ki ölü bedenlerin kokusu dağa, taşa, ota, suya sinsin diye…  Genizleri yansın baş eğmemenin bedelini unutmasınlar, diye… Geçmişleri ile yüzleşmeye mecalleri olamasın, diye…

    Dersim halkı tarih boyunca baş eğmemenin bedelini çok ama çok ağır ödemiş ve ödemeye devam ediyor.

    Yine gerekçeler üreterek düşman saydığı Dersim halkına yalanı yaşam, talanı rant yapan gelenek işbaşında. Emek, doğa ve hayvan düşmanı gen taşıyıcılar dün olduğu gibi bu gün de yaşadığımız ayrımcılığın, kültürel baskıların ve kötülüklerin yaratıcısı olduğunu gösterdiler.

    Kindarlığın, nefretin ve kinin varlığı tek dil, tek din, tek millet, tek tip, tek dille kurunca demokrasiden korktuğunu gizlemenin telaşı sıtmaya tutulmuş gibi.

     

    Orman yakmaları devletin bir ayıbıdır. Fevkalade vahim bir durumdur. Orman yangınlarına duyarlılık göstermeyen, devlet ve medyadır. Orman yakanlar gözden kaçırılmaktadır. Medya böyle bir yangın olmamış gibi sessiz ve sağır kalmaktadır.

    Unutulmaması gereken şu ki, bu doğa vahşeti giderilmedikçe, orman yangınlarının sona ermesini beklemek hayaldir. Doğanın talan edilmesi egemenlerin eliyle geleceğini zannetmenin de hayal olduğunu yaşayarak gördük/görmeye devam ediyoruz.   Bugüne kadar yönetenden sorulmadı bu süreç. Türkiye’nin dört bir yanı yangın yerine çevrilmiş durumda. Bazı yerlerde arsa yeri açmak için, bazı yerlerde doğanın altını üstüne getirmek için bazı yerlerde ise hem kültürel değerleri yerle bir etmek için hem de yöre halkını yıldırmak ve sürgüne göndermek için orman yangınları çıkartılmaktadır. Doğa düşmanları bir salgın virüs gibi tüm Türkiye’yi kuşatmış durumda.

    Maalesef iktidarın alıştıkça sıklaştırdığı tavırlarından biri de orman yangınlarına gösterdiği duyarsızlığıdır.

    Milliyetçiliğin ve dinciliğin devlet tarafından güçlendirildiği bir toplumda ayrımcılığın kötülüğünden bahsetmesi oldukça zor bir iş. Değişimi gerçekleştirebilmek oldukça zor görünüyor. Doğanın sorunlarına duyarlı bir toplum oluşturabilmenin yolları her yolla tıkanmış olduğu için…

    Dersim halkı için tehlike boyutu yüksek durumda… Dersim halkı herkes için geçerli saf ve temiz bir “adalet” olmadığı inancına pratik deneylerde erişilmiştir.  Dolayısıyla doğa dostları ve sevenleri gösterilen büyük toplumsal öfkeler haklıdır. Sanatçı Kohen bir şarkısında dediği gibi “Herkes biliyor geminin su aldığını/herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini/ herkes biliyor zarların hileli olduğunu”

    Doğa en umutsuz olunan bir anda bile çatlayacak bir tohum, kuru toprakların arasından kendisine bir yol bulup belini doğrultacak ve güneşe “merhaba” demeyi her zaman başarmıştır. Karıncanın safını belirlemek için taşıdığı suyun yüzü gözü hürmeti misali, orman yangınlarına karşı duyarlı olmak bu yolda saf belirlemek ve yürümek son derece erdemli bir iştir. Doğayı sevmenin ve korumanın adı vicdandır. Vicdanlı olmak insanlık adına bir ölçüdür…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları