Bu haftanın belki de en önemli olayı Yenikapı’da yapılan ‘Demokrasi ve Şehitler’ mitingine iki matematik açıdan muhalefet partisi, CHP ve MHP davet edilirken, parlamentonun üçüncü büyük partisi ve esas muhalefet partisi HDP’nin davet edilmemesiydi.
CHP ve MHP’ye niçin ‘matematik açıdan muhalefet’ dediğimi bu haftaki köşe yazımda anlatabildiğimi düşünüyorum. Bu yüzden bu konuya burada sadece değindim. Çünkü HDP’nin katılması istenmeyen ve bunun koşullarının sağlanması için çaba sarf edilmeyen bir toplumsal uzlaşma girişimi bir gösteriden ibaret kalacaktır.
Halkın Nabzı bir barış gazetesi. Demokrasi ve barış bizim prensibimizdir. Bu yüzden de darbe girişimine ilk saatlerinden itibaren karşı çıktık. Şimdi de toplumsal barışı savunuyoruz ve bu nedenle de tam da böylesi bir dönemde parlamentonun formasyonunun değiştirilmesine yol açacak tavırları eleştiriyoruz.
Halkın Nabzı, 7 Ağustos 2013’te yayımlanmaya başladı. Yani geçen pazar günü 4 yaşına bastı. Bu vesileyle sevgili ekip arkadaşım Ahmet Tulgar benimle bir söyleşi yaptı.
Bu söyleşide bu gazeteye ilişkin duygularımı okuyacaksınız.
Benim ve Ahmet Tulgar’ın Halkın Nabzı’na ilişkin bu duygularımız, bu kararlılığımız bu gazetenin nice yaşlara ulaşacağının güvencesidir.
Bu yolda siz okurlarımızla tanıştık ve sizlere karşı bir sorumluluk hissediyoruz. Bu sorumlulukla davranıyor ve her çarşamba sabahı Halkın Nabzı’nı size ulaştırıyoruz.
Eğer sizler de çevrenizde Halkın Nabzı’nın iyi bir ilan mecrası olduğunu anlatırsanız, bu bize finansal bir katkı olacaktır.
Çünkü özgür gazetecilikte prensipler kadar olmasa da finansal bağımsızlık çok önemlidir.
Haftaya görüşmek üzere.







