• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Durum
    Durum
    8 Mart 2017 10:30
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

     

    Geçen hafta sonundan beri Türkiye gündeminin en önemli maddelerinden biri, hükümetin bakanlarının salon toplantılarına Avrupa ülkelerinde izin verilmemesi oldu. Bu konuyu bu haftaki köşe yazımda ele aldım. Alman hükümeti, bu uygulamasına gerekçe olarak basın özgürlüğünü ve tutuklu gazetecilerin durumunu göstermiş.

    Evet, gazetecilerin tutuklanması ve neredeyse keyfi biçimde hapiste tutulması Türkiye’yi uluslararası topluluk içinde zor duruma soktu. Dünya klasmanında Türkiye basın özgürlüğü konusundaki kötü notuyla birinci sıraya yükselmiş durumda. Bu, ülke prestijine zarar veriyor.

    Ama bu sorunun çözümünü esas gerektiren şey, hükümetin halkına karşı sorumluluğu olmalı. Tam da referandum sürecinde bu kadar çok gazetecinin tutuklu olması, halkın haber alma hakkının engellenmesi anlamına geliyor. Adil bir referandum için gazeteciler serbest kalmalı. Ama bundan da öte insan hakları açısından bu yapılmalı.

    Bu, ülkemizde toplumsal barışın yeniden tesisini sağlayacak önemli bir adım olacaktır.

    Bu haftaki söyleşimi duayen gazeteci ve siyasetçi Altan Öymen ile yaptım. Altan Öymen’le basın özgürlüğünü ve referandumu konuştum.

    Haftaya görüşmek üzere.


    Yorumlar



    İlgili Haberler