• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Durum
    Durum
    23 Ağustos 2017 10:36
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

     

    Bir süredir gerek Cumhurbaşkanı gerekse Başbakan çevre sorunlarını, kentlerdeki tahribatları gündeme getiriyor. Aniden neden böyle bir konu gündeme geldi, diye soramayız, çünkü sahiden bu çok önemli bir sorun ve gündeme alınmış olması sevindirici. Ama neden şimdi gündeme geldiğine cevap bulmak zor. Ve bundan sonra bu tür uygulamalardan vazgeçileceği konusunda umutlanabilir miyiz? Çünkü bu çevre tahribatları özellikle son 15 yılda büyük ivme kazanmış ve doğal ve tarihi çevre rant uğruna inşaat sahalarına dönüştürülmüştür.

    Şimdi böyle bir konu Cumhurbaşkanı tarafından kürsüden telaffuz edildiğinde en azından bir süre bu tahribatların durması beklenirdi, değil mi?

    Ama hayır, aynı günlerde bütün dünyanın gündeminde olan, tarihi ve doğal değeri tartışılamaz Hasankeyf dinamitlerle yıkılmaya başlandı. Böyle bir kültürel zenginlik nasıl gözden çıkarılabilir? Kullanım süresi sınırlı bir barajdan elde edilecek gelir için nasıl olur da böylesi bir kültürel doku ve anıtsal mimari şaheserden vazgeçilebilir?

    Gelecek kuşaklar yaşam ortamlarında yapılmış bu tahribatı affetmeyecektir.

    Diğer taraftan doğal ve tarihi çevredeki bu tahribat sokaktaki insanın refah seviyesini de aşağı çekmektedir.

    Bu yıl Türkiye turizmi en kötü sezonlarından birini geçiriyor. Bunun sebebi ülkedeki güvenlik sorunu ve istikrarsızlık olduğu kadar, doğal ve tarihi çevreyi inşaat sahası olarak gören anlayıştır da. Sadece İstanbul’da turizmde zarar 1 milyar euro. İstanbul Avrupa’da en ucuz konaklama imkanlarını sunarken yine de Avrupa’nın en az kazanan turizm destinasyonu oldu.

    Toplumsal barışın olmadığı ve halkın demokratik denetim mekanizmalarının tıkandığı ülkelerde rantın yol açtığı zarar maalesef kalıcı oluyor ve telafi edilemiyor.

    Bu yüzden medya özellikle bu konularda çok sorumlu davranmalıdır.

    Hasankeyf’te yapılan Ilısu Barajı’na ilişkin kimi gazete ve televizyonların sempati ve sevinç dolu haberlerini okurken içim yandı.

    Kamunun yanında olması gereken medyanın ranta hizmet ediyor olması Türkiye’de gazeteciliğin en önemli sorunudur.

    Halkın Nabzı, semtinizden ülkenin geneline kadar uzanan bir ölçekte doğal ve tarihsel çevreye yönelik saldırıları gündeme getirmeyi sürdürecektir.

    Haftaya görüşmek üzere.


    Yorumlar



    İlgili Haberler