• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Durum
    Durum
    31 Ağustos 2016 11:05
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Geçen hafta sonu da Ahmet Tulgar ile Diyarbakır’daydık. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ‘Barışa 100 Adım’ adlı kitabım için bir söyleşi ve imza etkinliği düzenlemişti. Söyleşi sırasında bana sorulan sorulardan bir kez daha anladım ki kent halkı barış talebinde hâlâ direniyordu ama eskisi kadar umutlu değildi. Doğduğum ve büyüdüğüm Diyarbakır’ın sokaklarında dolaşırken edindiğim izlenimleri bu haftaki köşe yazımda yazdım. Buradan hem Belediye Kültür Müdürü Cevahir Sadak Düzgün şahsında bütün çalışanlara hem söyleşime katılan ve kitap imzalatan okur ve dostlarıma teşekkür ederim. Kitabımın gelirini Kardeş Aile Kampanyası’na bağışladığımı da hatırlatayım. Yani satılan her kitap bir mağduriyetin giderilmesine katkı oluyor.

    Diyarbakır’da gazeteci yazar Nurcan Baysal ile Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burç Baysal’ın evine de misafir olduk. Hazır buluşmuşken Burç Baysal ile bir söyleşi yaptım. Bir insanın hem sanayici hem de sorumlu bir yurttaş, halkının bir evladı olmaya iyi bir örnek Burç Baysal.

    Ahmet ile Diyarbakır’da Sur’da da dolaştık. Nurcan Baysal da bizimleydi.  Sur’daki durum çok üzücü. Yine de biz de özlemiştik Sur’u, belli ki Diyarbakır halkı da özlemiş.

    Ana akım medya bir kez daha savaş haberleri ile doldu. Bir ülke bir savaşa girdiyse elbette medya bunu haber yapacaktır. Ama haberlerin dili ve olaylara yaklaşım çok önemli. Bütün bu haberler yapılırken siviller gözetilmeli, gazeteciliğin sivil mesleği olduğu unutulmamalı ve barışa katkı sunacak haber unsurları öne çıkarılmalı.

    Biz Halkın Nabzı olarak böyle bir yayın politikası izlemeyi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki savaşlar propaganda makinelerinin en fazla devreye girdiği yerlerdir. Gazeteciler propaganda makinelerinin dişlisi olmamaya özen göstermelidir.

    Haftaya görüşmek üzere.


    Yorumlar



    İlgili Haberler