• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Durum
    Durum
    27 Eylül 2017 08:58
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Bu hafta Türkiye’nin gündeminde Irak Kürt Federe Bölgesi’ndeki bağımsızlık referandumu vardı. Barzani’nin kararını aldığı referandumun gününde yapılıp yapılmayacağı son ana kadar yoğun olarak tartışıldı. Ve Barzani dünyanın farklı ülkelerinden gelen erteleme taleplerine direnince referandum geniş bir katılımla yapılırken ‘evet’ oyları yüzde 98 civarına ulaştı.

    Türkiye’de hükümet referandumun yapılmasına karşı olduğunu defalarca vurgulamıştı ve referandum yapılırken devamı geleceğini açıkladığı bazı yaptırımları uygulamaya başladı. Dileğimiz, referandum sonrası süreçte çatışmanın değil karşılıklı ilişkilerin gelişmesidir.

    Bu haftaki söyleşimi Türkiye Barış Vakfı sözcüsü Hakan Tahmaz ile yaptım ve kendisine referandum sonrasındaki gerginlikleri engellemenin bir yolu olup olmadığını sordum.

    Bu haftaki köşemde de bir barış gazetecisi olarak bu gerginliğin nasıl aşılabileceğini ve toplumsal barış için bu süreçte ne yapılması gerektiğini irdeledim.

    Cumhuriyet davası pazartesi günkü duruşmada sürdürüldü. Gazetenin yazarı Kadri Gürsel 330 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildi. Bu kamuoyunda buruk bir sevince yol açtı. Çünkü hâlâ çok sayıda gazeteci cezaevinde.

    Almanya seçimleri geçen pazar yapıldı. Ve seçim sürecinde de seçime saatler kala da Türkiye Almanya’daki bütün partilerin öncelikli gündeminde kaldı.

    Irkçı partinin seçimlerde yüksek oranda oy alması muhafazakârlığın ve milliyetçiliğin Avrupa’da yükselmeye devam ettiğini gösteriyor.

    Dünya barışı için solun yeniden güçlenmesi gerekiyor. Sosyal demokrat partilerin öncülüğünde ırkçılık ve aşırı milliyetçilikle mücadele etmek gerekiyor.

    Ama işte Türkiye’de sosyal demokrat olduğunu iddia eden parti her fırsatta savaş çığırtkanlığı yapıyor ve sağ politikalara destek veriyor.

    Haftaya görüşmek üzere.


    Yorumlar



    İlgili Haberler