Geçen Pazar günü Emek ve Demokrasi için Güçbirliği’nin 1 Eylül Dünya Barış Günü için düzenlediği Barış Mitingi’ndeydim. OHAL şartlarında olunmasına rağmen miting oldukça görkemli ve coşkulu geçti.
Bu mitingin sevindirici özgünlüğü ise tarihsel olarak barış cephesinin omurgası olması gereken işçi sınıfının, emekçilerin barış talebini ve inisiyatifini ortaya koymasıydı.
Eğer bir ülkede işçiler savaşa karşı çıkarsa, barış yakın demektir.
Mitingin ardında DİSK Genel Başkanı Kani Beko ile bu haftaki söyleşimi yaptım. Kani Beko hem barışın gereğini hem de savaş dönemlerinde emek mücadelesinin zorluklarını, işçilerin kayıplarını anlattı.
Halkın Nabzı barış yanlısı ve emek tarafında bir gazetedir.
Emek meseleleri bizim gazetemizin öncelikli gündemidir.
Çatışma süreçlerinde emek haberlerimiz daha az olabiliyor. Çünkü bu süreçlerde işçilerin mücadelesi zayıflıyor, grev ve eylemler yasaklanıyor.
Biz yine de bu zor dönemde barış ve emek taraftarlarının bir aradalığı için çaba sarfedeceğiz. Bu ülke hepimizin.
Barış hemen şimdi.
Haftaya görüşmek üzere.







