• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Durum
    Durum
    6 Aralık 2017 16:50
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Geçen hafta Türkiye kamuoyu iki konuya kilitlendi. Biri ABD’nin New York kentinde başlayan Rıza Sarraf davası, diğeri ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında dile getirdiği iddialar ve iddialarını temellendirmek için gösterdiği belgeler. Her iki olaya dair tartışmalar bu yazıyı kaleme aldığım sırada hâlâ bütün yoğunluğuyla devam ediyordu.

     

    Maalesef Türkiye Cumhuriyeti yakın tarihi siyasetçilerin adının karıştığı yolsuzluk skandallarıyla doludur. Fakat ilk kez bir skandal ülke dışına da taşınmış oldu ve bir başka ülke, hem de ABD gibi güçlü ve etklili bir ülke bu konuda taraf oldu ve skandalın iki aktörü orada yargılanıyor, dünya da seyrediyor. Davada Türkiye’ye kesilmesi muhtemel ceza bir yana, duruşma salonunda Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin bakan düzeyindeki üyelerinin aldığı iddia edilen rüşvetlerin kanıt dosyasına eklenmesi bile ülkemizin uluslararası alanda önemli sorunlarla karşılaşmasına neden olacaktır.

     

    Hep söylüyorum, bir kez daha tekrarlayacağım. Eğer ülkemizde hukuk işliyor olsaydı, olaylar bu aşamaya gelmezdi. Sanıklar burada yargılanırdı ve adil biçimde yargılanmaları durumunda da Türkiye birçok sıkıntıdan kurtulurdu.

     

    Elbette hükümet de her iki yolsuzluk tartışmasında da taraf olarak kendi iddialarını ifade ediyor.

     

    Bu yüzden nihai kararların beklenmesi lazım.

     

    Ama dediğim gibi bir hukuk devletinde bu olayların tartışılacağı yer bağımsız mahkemelerdir.

     

    Demokrasi, seçilenlerin yasama dönemi boyunca istediğini yapması da değildir. Bu da önemli bir nokta. Toplumun bir sonraki seçime kadar seçilmişleri ve icraatlarını denetlemesi gerekir. Ancak bu kanallar Türkiye’de çoktan kapandı, belki de hiç açılmamıştı.

     

    Bu haftaki söyleşim gazetemizin yazarlarından Fehim Işık ile. Fehim bir yıldır Almanya’da. Celal Başlangıç ile bir internet sitesi ve bir televizyon kurdular. Fehim’e biraz da sürgün hayatını sordum. Son dönemde çok sayıda gazeteci, akademisyen, siyasetçi yurtdışına gitti ve orada kaldı.

     

    Bu da Türkiye’yi önümüzdeki süreçte hayli zorlayacak bir mesele.

     

    Bu ülke hepimizin.

     

    Haftaya görüşmek üzere.


    Yorumlar



    İlgili Haberler