• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Durum şimdi daha ağır…

    Bir kere daha düşünme zamanı…

    Ben değil, biz için…

    Evet, bir vatandaş olarak düşünce özgürlüğü bazında bir niyet sorgulaması yapıyorsak…

    Demokratik haklar askıya alınıyorsa, emekçilerin grevlerini yasaklanıyorsa, sansür uygulanıyorsa, temel hak ve özgürlüklere getirilen her türlü kısıtlama varsa, seçilmiş parti başkanları ve milletvekilleri tutuklanıyorsa…

    Ve gazetecilerin terörist ilan ediliyorsa…

    Orada demokrasi kültüründen bahsedebilir miyiz?

    Hak hukuk ve adaletin bizi etkilemeyeceğini düşünmek kendini aldatmakla eş anlamlı değil mi?

    “Dolarsa dolar, dolmazsa dolmaz” demekle ekonomik işler yürür mü?

    Her sefer bir başka gerekçe uydurarak gündem değiştirmek halkının yüzde 99’unun Müslüman olmasıyla övünmek, eğitimi ve sağlığı İslami usullere göre uyarlamak;   “çağdaş uygarlıktan uzaklaşma” adına yapılan bu uygulamalar farklılıklara sosyolojik boyutuyla zarar verecek vahim gelişmeler değil mi?

    Hem siyasal, hem ekonomik, hem hukuki, hem toplumsal açıdan “yıpratması” kaçınılmazdır bunların toplumu.

    Türkiye’nin anti demokratik maceralara sürüklenmesine yol açan önemli gelişmelerin başında gazeteciler hakkında sarf edilen sözler gelmektedir ama başta Ahmet Şık’ın, Ahmet Altan’ın savunmaları olmak üzere muhalif gazetecilerin savunmaları ezberleri bozmuştur, merak edip okunmalıdır.

    Yaşamın içindeki hakikatleri doğası gereği her zaman pragmatik siyasi hedeflerle hareket etme eğilimindeki hükümetlere,  mesleği  sanatçı, öğretmen, öğretim görevlisi, aydın ve gazeteci olanlar hakikatleri hatırlattılar.  Türkiye’de iktidarı desteklemek, iktidarın her yaptığını onaylamak anlamına geldiği için dün “sosyal sorun” diyenlerin tamamına yakını bugün “son terörist ortadan kaldırılana kadar mücadeleye devam” diyor.

    Peki,  “gazetecileri, aydınları, öğretmenleri tutuklamayla demokrasi gelişir mi?

    Tahammülsüz olan bir iktidarın demokrasi kültüründen bahsedebilir miyiz?

    Çözülmeyen ve halledilemeyen hakikatlerin hatırlatılmasına neden mahkeme ve cezaevi gösterilmektedir?

    Anti demokratik uygulamaların yol açtığı, var olan yasal hakları adım adım ortadan kaldıran bu sonuç, verili demokrasi kültürü ve insan hakları sonuç bildirgesi göz önüne alındığında ‘eşyanın tabiatı’ gereği kaçınılmaz bir sonuçtur…

    Ne olursa olsun, sosyal-toplumsal sorunlar dün ve bugün de devam ediyor. Yazarlar, gazeteciler, aydınlar birer birer hapse atıldı/atılıyor.

    Utanç verici sessizlik ve bencillik hali, var olmaya devam ediyor.

    Bir ülkede demokrasi kültürü gelişmedikçe ne kitap sevilir ne yüzler güler,  ne de umudun ve cesaretin yeşermesi olur.

    Hiç demokrasi kültürü ile yüzleşiyor muyuz? Anti demokratik yasalarla, demagojik söylemlerin arkasında korku ve panikle yaşasanız, ne olur yaşamasanız ne olur?

    Aynaya nereden baktığımıza bağlı, o baktığımız yerde ne hissediyoruz?


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları