• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    DÜŞLERDE ÇOĞALMAK

    Roza güneşin ilkeli kadını, seni şimdi nasıl tanıtsam kelimelerin soğuk ikliminde, zamana yüklediğin acıların altında akıp giden anlar bile eziliyorken… Oysa sen zamanın önünde düşlerinle yürüyorsun. O düşler yer ve zamanın çok ötesinden güneşe bakıyor. Bize sen öğrettin, güneş sevdalı yüreklerden gayri la mekândır, bazen bir duyguda beliren özgürlük tebessümüdür, bazen de rüzgârla yarışa tutuşan bir isyandır.

    O yoğrulduğun hamuru gizemini bilirim; bilinç, vicdan, ahlak ve cesaretten oluşan özgürlük gıdasıdır. Sanırım güneşte pişen, akıttığın terde tadına kavuşan gücünün asıl kaynağı odur.

    Düşlerinin filmini çekeyim, diyorum. Kameram özgün zamanla kurduğun anlam karşısında yetersiz kalıyor. Bakışlarınla konuştun yine… Çekilen, yaşananı karşılamıyorsa son kertede eksiktir, o duygunun yaşandığı anı demek ki sezinleyememiştir. An deyip küçümseme sakın; o anda saklı kararlılığın gücü lal eder her türlü sözcük dilini. An doğuştur, özgürlükle kurulan ilişkide ölümüne aşkların sınandığı yeni yolun başlangıç kapısıdır.

    Kapı demişken Sur’un yerle bir olduğu yerde kilit ne işe yarar be… Ağır yükün, uzun yolun sırdaşı gel şöyle, mavi bulutlardan bir hasret sigarası saralım ve karşılıklı tüttürelim. Dürbününün menziline takılan Sur’a denenmiş dostlukların selamını ulaştırsın, için için kanayan yaralarına bir nebzede olsa derman olsun.

    Yaratıcı ve cesur bir inanç, direniş gücüne dönüşürse imkânsızı olası kılar. Özgürlüğe dayalı eleştirel bir kalkışma, korkaklığı farklılık söylemleriyle pazarlayanların suratına bir şamar gibi patlar!

    Cesareti soyutlamak korkakların biat ortaklığıdır. Kişiliksizleştirme pazarına geçici bir rağbet olsa da öz benlik imhasına direnenler er ya da geç başarırlar. Ondan mıdır Sur’un ruhu senin gözlerinden sitemkâr bakar siyasi gedelere!

    Ham bir umudun eylemden yoksun paradoksunu çözenler yola koyulurken hiç kimseyi beklemezler. Zamandan ve mekândan azade olurlar ve sadece güneşin kılavuzluğuna inanırlar.

    Bak sırdaşım, kendimize bile söylemekten çekindiğimiz yaşam gerekçelerimizi ideale dönüştürmenin vicdan rahatlığıyla kuşlar gibi hafifledik. Dört bir yana mertlik tohumlarında çoğaldıkça, erken bahar gülleri gibi bir başka güzelleştik.

    Bindiğimiz murat kısrağı ışık hızında güneşe yakınlaştırıyor özümüzü. Terimiz ana sütümüze özgürce karışa dursun, bu ter zamanın ruhunda enerjiye dönüşür ve özgürlük umutlarımızı çoğaltır.

    Güneşle sözleşmiş aşkların buluşma zamanına geç kaldıkları nerede görülmüş. Zamanın onurlu tanığı olacaksan büyük kavuşmaya odaklanacaksın, gerisini de düşünmeyeceksin!

    Gerçeğe can veren düşlerin filmi bitti mi yoksa?

    Daha söylenecek olan söylenmedi ki bitsin… Bizim başlangıçlarımız ısmarlama bitişleri anlamsız kılar, arayışlarımızın ara duraklarına erken vedalar eşlik etse de bizde nihai sonlar asla yoktur. Sadece güneşe adanmış yeni başlangıçlar vardır.

    “Gerçek nedenlerin ve doğru cevapların öldüğü bir çağdayız!” House of cards


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları