• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    EDİLGEN ZAMANIN ASİ SESLERİ

     

    Uçurumlarda kanatlanan tutkuların asaleti karşısında, garip bir iç ürperti, soluklarımızı dengesiz titremeler girdabına sürüklüyor. Bu kadar sarsıcı gerçekleri bizlere hatırlatan asi cesaret karşısında korkularımızda ufalıyoruz git gide… Kendini dinleten seslerde anlam yitimine uğruyoruz bölünmüşlüğümüz de.

    Belki de canını özgürlüğe adak olarak sunan sitemkâr seslenişlere kulaklarımızdan önce gözlerimiz takılı kalır, zamanın flu aralıklarında pür dikkat kesilir, duyuların bütünü yer değiştirir bedenlerimizde. Veda senfonisinin sessizliğinedir mahcup tanıklığımız.

    Fiziki yitmeler Araf’ında duygu yüklü gitmelere ağıtlar yazılır. Zaman oltasına ışık notalarından veda buseleri takılır, karamsar gecelerin uğultusu çarpar yalnızlık dalgalarına. Umut taşır Kaf Dağı’nın arkasına Anka kuşu kılığında Hevi!

    Çarçella’da dolunayın kalbinden özerk kadının bilincine, sezinlenen yaşamın izlerini takip eden tanrıçaların gözlerinden yansıyan ışığın manası nedir? Öyle anlam dünyamızı tarumar eden…

    Ayılalım, zaman ustasının ışığında büyüdüler başka kadın ve erkekler… Bunlar kimsenin denetiminde değiller; bambaşka bir düşünceye aittirler geçmişi şimdiyle, geleceği sonsuzlukla buluşturan son havariler!

    Güneşi kalbinde doğuranlar hangi karanlığın zifİri keskinliğinden korkacaklar ki! Aşk düzleminde çizilen rotalar, sessizlikten ateş notaları gibi ışıkta okunurlar; geceden şafakların fermanını taşırlar aydınlıklara.

    Bizi erkenden terk eden seslerin yansımaları zamanın bir başka boyutundan şimdi duyulurlar. Tasasız varlıklarıyla korkusuzca dolanırlar, dikçe bakışırlar ve bilincimizden hayata azade karışırlar.

    Tanımsız betimlemelerde ağlaşan duygularımızın zayıflığı ağır bir yüke dönüşür yorgun bedenlerimize… Oysa ruhumuzu hafifleten güçlü kararlaşmalardır sevabıyla günahıyla bize ait olan.

    Aşk bedenleri ruhlarına dar gelen adanmış seslere duyarsız kalamaz ki. Özgürlük halayının eşitleyen ritminde farklılık katar zamana. Duyumsanan coşkuyla atan yüreklerin sessizliğinde volkan uyur.

    Geleceğin düşlerinden konuşan tutkular, zamanı sömürmezler. Alışageldik kalıpların çok ötesinden seslenirler yürekdaşlarına. Bu iletişim, beden dışından haykıran seslerin ölümsüzlüğüne dalalettir.

    Seslerle ölçülen mesafelerin zaman boşluğunda gökkuşağından köprüler kurar aşk adanmışları… Gözlerden bizlere bakar, seslerden düşler armağan ederler bilincimize.

    Yaşadığımız iklime, ölümü bile eşitleyen yazgısızların sesi sinmiş. Zamana ve aşka bu bitimsiz yürüyüş sürdükçe meşale alevinden konuşurlar tutkulu gözyaşlarına.

    Acılara doymuş ülkenin çocuklarının sesleri yankılanıyor takılı kaldığı zamanın ruhunda ve yaşamı yeşertiyor yine yeniden körleşmiş vicdanlarda.

    Güneş umudun mayasıdır… Gölgeler çoğalsa da hep son hüküm ışığındır, özgür sesleri katık yaparak direnen haykırışlara.

     

    “Gerçeklik ve arzu metafizik açıdan sınırsızdır ve doğaları gereği birbirlerine kavuşamaz.“

    Simone De Beauvoir

    kerem yazı görsel


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları