Eğitim Sen Dersim Şubesi, gözaltına alınan üyeleri Doç. Dr. Candan Badem’in serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Tunceli Üniversitesi’nin açtığı soruşturma kapsamında üç ay görevden uzaklaştırılan ve dün üniversitedeki odasında arama yapılarak gözaltına alınan Doç. Dr. Candan Badem için Eğitim Sen Dersim Şubesi’nde basın toplantısı düzenlendi.
Toplantıda konuşan Eğitim Sen Şube Eş Başkanı Süleyman Güler, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Tunceli Üniversitesi Rektörlüğü’nü daha önce uyardıklarını ve açığa alınan üyelerinin görevlerine iade edilmesi gerektiğini söyleyen Güler, üyeleri Badem’in savcılığın sözlü talimatı ile gözaltına alındığını aktardı.
Ellerinde bir belge olmayan YÖK ve üniversite yönetimlerinin hukuku yok sayan, fırsatçı yaklaşımlardan uzak durması gerektiğini vurgulayan Güler, Badem’in serbest bırakılarak görevine iade edilmesini istedi:
“Rektörlüğün soruşturmadaki gayri ciddi ve gayri hukuki tutumunu kınıyoruz. Evrensel hukuk normlarına aykırı olarak masumiyet karinesini yok sayan bir yaklaşımla gözaltına alınan üyemiz Candan Badem derhal serbest kalmalı ve görevine iade edilmelidir.”
Tunceli Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Candan Badem Barış için Akademisyenler’in “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalaması nedeniyle hakkında soruşturma açılmıştı.
Badem, 14 Ocak’ta açılan soruşturmadan altı ay sonra 20 Temmuz’da Tarih Bölümü başkanlığı görevinden alındı.
Açılan yeni bir soruşturma ile görevden uzaklaştırma kararına dair tebligatı da pazartesi günü (1 Ağustos’ta) aldı.
Tunceli Üniversitesi uzaklaştırma belgesinde herhangi bir gerekçe gösterilmedi ama sözlü olarak “FETÖ soruşturması” kapsamında soruşturma açıldığı belirtildi.
Badem, somut bie delil gösterilmediğini belirtmiş ve şöyle konuşmuştu:
“FETÖ soruşturması açılması tam bir komedi. Siyasi kimliğim, sosyal medya paylaşımlarım, medyadaki yazılarım, akademik çalışmalarım ortada. Ateist, Marksist, sosyalist biriyim, FETÖ’yle hiçbir ilişkim yok, olamaz da.
“FETÖ’cüleri okula dolduranlara karşı mücadele eden bir insanım. Dinin siyasete alet edilmesine mücadele edenlerdenim. Usülsüz kadro alımından dolayı rektöre açtığım ve devam eden üç davam var. Kızımın din dersinden muaf olması için açtığım dava hala sürüyor.
“İmzacılara dönük hakaretlerinden dolayı Erdoğan’a dava açan dört akademisyenden biriyim. Muhalif kimliğim belli, dolayısıyla bu yapılanı muhalifleri de FETÖ torbasına atma girişimi olarak görüyorum.”
Badem, imzacı ve görevden alınan bir başka akademisyen Veysel Demir’in evinde arama yapıldığını belirtmiş ve kendi odasında arama yapılmasıyla ilgili ise şöyle demişti:
“FETÖ ile ilişkili soruşturma açılanlar herkesin odası arandı, benimkini de aramaları normal görünüyor. Arasınlar ancak Ergenekon’da çok kumpaslar oldu, insanların bilgisayarlarına, odalarına bir takım şeyler kondu, insan tedirgin olmadan edemiyor. Dün evi aranan Veysel Demir’in telefonuna el koymuşlar. Telefonla ne yapacaklarını nereden bileceksiniz. Bunlar çok tehlikeli süreçler.
“Hukuki başvurular yapmak için bugün evrak verseler ona göre avukatımla dilekçe hazırlayacaktım. Neyle suçlandığım belli değil. Beni nasıl FETÖ’yle ilişkilendiriyorsunuz? Hiçbir somut veri yok ortada. Rektörlük dün sözlü olarak FETÖ’ye dair bilgiler belgeler var demiş ama bugün gittim bana bir şey tebliğ edilmedi. Emniyetten bilgi istedik diyorlar. Emniyet de odamı arayarak bilgi bulmaya çalışacak herhalde.”







