• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Eğitim sistemi ve kaygı

    Bir üniversite sınavı daha geride kaldı. Milyonlarca öğrencinin yarınlarını garanti altına almak için girdiği sınavda yine milyonlarca öğrencinin umutları başka bir yıla ertelendi.
    Öteden beri yazar çizerim. Bu eğitim sisteminde başarısız öğrenci yok. Varsa bir başarısızlık bu, olsa olsa sistemin başarısızlığı…
    Hala eğitimin ideolojik saiklarla yapıldığı bir ülke burası. Althusser’in dediği gibi devletin ideolojik aygıtlarından en önemlisi eğitim. Siz gençlik gelecektir,derken geleceğinizi bugünün hırs ve iktidar savaşlarına kurban vermekten çekinmiyorsanız, gençlikten beklenecek çok da şey kalmıyor.
    Küresel çağda dünya nerede, Türkiye nerede?
    Her yıl müfredatın değiştirilip, okulların birer ticarethaneye dönüştürüldüğü, laik bilimsel eğitimin kadem kademe tasfiye edildiği, öğrencilerin adeta bir yarış atı gibi görüldüğü bir eğitim sisteminde başarının kıstası ne? Var mı böyle bir nesnel ölçü…
    Bence yok…
    Aslında eğitime bakışınız, nasıl bir gelecek istediğinizle de doğru orantılı… Çağdaş, demokratik,toplumsal barışını sağlamış, özgürlükçü bir toplum özlüyorsanız eğitim sisteminizde ona göre şekilleniyor. Yok, derdiniz ideolojik saiklarla her yeri imam hatipleştirmekse haliyle müfredatınızı, eğitim sistemindeki işleyişi, yönetmelikleri de ona göre çıkartıyorsunuz.
    Bugün eğitim kurumları sadece öğrencilerin ders zilinden sonra kendilerini bir an evvel dışarı atmak zorunda oldukları mekânlar olmanın ötesinde toplumsal kutuplaşmaların ve dayatmaların da karmaşa halinde yaşandığı kurumlar haline geldi.
    Okullardaki ideolojik uyarlamalar, toplumsal beklentileri bastırmak üzere tek merkezden idare ediliyor. Bu okulun da polarize olması, siyasal angajmanlarlazapturapt altına alınması anlamına geliyor.
    Öğrencilerin kahir ekseriyeti üniversiteleri evrensel bilginin üretildiği kurumlar değil, bir meslek sahibi olmanın zorunlu yolu olarak görüyor. Oysa iktisadi kalkınmasını istikrarla sürdüren toplumlarda üniversite demek, meslek sahibi olmaktan öte anlamlar içeriyor. Ama bizim için bu bir lüks…
    Öğrenci sınava girerken hem gelecek kaygısı hem çevre baskısı altında adeta eziliyor. En çok da anne babalarının emeğini, fedakârlıklarını boşa çıkarma kaygısı öğrencide derin travmalara yol açan.
    Oysa öğrencinin geleceği ebeveyninin fedakârlıklarından öte sistem tarafından güvenceye altına alınması gereken bir şey. Sağlıklı toplumlar böyle yapıyor. Ailenin çocuğun gelişiminde ve geleceğindeki etkisi refah toplumlarında minimuma inmiş durumda.

    Öğrenciler kendini baskı altında hissediyor da öğretmenlerin durumu çok mu iç açıcı?
    Her kanun hükmünde kararname açıklandığında acaba işten atıldım mı, korkusu ile yüreği ağzında listelerde ismini arayan öğretmenler tanıyorum ben… İşten atılan öğretmen açlıkla mücadele ederken, görevinde kalan okul idaresinin baskısını nasıl göğüslerim, derdinde.
    Öğretmeninin de, öğrencisinin de bu kadar kuşatılmışlık içinde olduğu, sistemin sürekli korku ve kaygı ürettiği ortamda nasıl bir başarı beklenir ki…
    Geleceğimiz kaygıya teslim, bilmem farkında mıyız?


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları