• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    “ELBET BİR GÜN BULUŞACAĞIZ…”
    “ELBET BİR GÜN BULUŞACAĞIZ…”
    19 Temmuz 2017 14:33
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Şehirlerin de tıpkı kadınlar gibi bir birinden çok farklı sesleri ve görüntüleri oluyor.
    Biri, yerinde duramayan genç bir kız iken bir diğeri, yaşını başını almış olgun bir kadın, bir başkası ise “şarap gibi kadın” dedikleri cinsten oluyor.
    İnsan ister istemez bazı şehirleri, bazı sesler ve görüntüler ile özdeşleştiriyor. Mesela İstanbul’u kupaj bir şarap gibi düşünürsek, ondan farklı seslerin ve tatların aynı anda gelmesi çok normaldir. İstanbul ne giyerse giysin yakıştıran kadınlardandır. Onu bir kıyafet içinde hayal etmem gerekse, çok farklı iki parçayı muhteşem bir uyum ile taşıyan bir kadın gibi düşlerim. Yırtık son moda bir kot pantolonu, çok klasik bir ceket ile kombinleyen olgun ve güzel bir kadın.
    Ses olarak düşünürsem kulağıma ilk gelen martıların ve vapur düdüklerinin sesi oluyor.
    Ankara’yı çok sevmeme rağmen, çocuğunun çirkin olduğu bilen ama onu yine de seven anne gibiyim. Ankara’ya her giydiği şey yakışmaz, o çok klasiktir. Her zaman sana kucak açacağını bildiğin lacivert tayyörlü, topuz saçlı, inci küpeli aile büyüğü teyzedir.
    Ankara’dan kulağıma gelen sesler ve görüntüler daha çok marşlar, siren sesleri ve makam arabalarının yanıp sönen tepe lambaları… Hadi belki kırk yılın başı teyzemiz kuralları bir yana bırakırsa, bir düğün dernekte misket oynayabilirsiniz.
    Bunları düşünmeme sebep olan şey Bodrum’da otelin balkonunda oturmuş manzaraya bakarken kulağıma çalınan sesler oldu.
    Bodrum, odasından müzik, kahkaha ve eğlence eksik olmayan bir genç kız. Elbette o da zamana yenik düşüp günün birinde yaşlanacak, ama ruhu her daim genç kalacak. Ayağında deri Bodrum sandaletleri, boynunda mavi boncuklu kolyesi ile hayal kurmaya, yeni aşklara, maceralara koşmaya devam edecek.
    Bu satırları yazarken diğer bütün sesleri bastıran bir ses duyuldu. Arka yoldan geçen bir arabadan geliyordu ses. Zeki Müren “Gitme sana muhtacım” diyordu.
    Geçen yaz Zeki Müren’in Mehmetçik Vakfı’na bağışladığı evini ziyaret etmiştim. Şarkıyı dinledikten sonra evi ikinci kez ziyaret etmek istedim. Harika manzarası olan çok mütevazı bir Bodrum evinde yaşamış Zeki Müren. Ev,ölümünden sonra olduğu gibi muhafaza edilmiş. İçerde en bol olan şey anılar. Maddi değeri olmayan ama manevi değeri çok fazla olduğu belli olan objeler ile dolu gerçek bir ev.
    Duvarlarda kendi çizdiği desenler çerçevelenmiş ve asılmış. Desenlerin adı çok şey söyler gibiydi. “Perdeler Sırdaştır” ,“Çiçekler hep çilelidir”, “”Barışalım”.
    Evin içinde Zeki Müren şarkıları çalıyordu.
    Şarkılardan fal tuttum, ne mi çıktı?
    “Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak.”


    Yorumlar



    İlgili Haberler