Erdoğan, Başkanlık sistemini öngören Anayasa değişiklik teklifini onayladığını hatırlatarak “İmzayı attık, hayırlı olsun, 16 Nisan’da ‘evet’ mi?” dedi. Erdoğan, referandumda kullanılacak ‘evet’ oyunun 15 Temmuz’da gösterilen direncin bir benzerinin olacağını öne sürerek “Bu millet 15 Temmuz’da tanklara, F-16’lara göğüs gerdi, 16 Nisan’daki ‘evet’ bunun tekrarıdır” şeklinde konuştu.
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Türkiye yönetim sistemini değiştirme yolunda önemli bir kavşağa geldi. İşte bugün buraya gelirken imzayı attım. Şimdi süre başladı. İnşallah 16 Nisan’da benim aziz milletim sandığa gidiyor. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın, cumhuriyetin şehri Aksaray’ın da tarihi bir destek vereceğine inanıyorum.
Bu konuda benim tavrımı biliyorsunuz. 16 Nisan inşallah bunun ilk işareti olacak. Benim askerimi, polisimi, koruyucumu, vatandaşımı şehit edenin akıbeti aynen idamdır. Parlamentoda yasama organı anayasayı değiştirir, adımını atar. Buna evet mi? İşte anamuhalefet bundan çekiniyor.
Ne diyor, George ne der, Hans ne der. Bırak sen George’u Hans’ı ya, Ahmet ne der, Fatma ne der, toprağın altındaki Mehmedim ne der? Mehmedimin bu noktada kanı yerde kalırsa bunun hesabını veremezsiniz.
Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletimiz yok. Tamam. Bu karda bu kışta benim Mehmedim neler yapıyor görüyorsunuz değil mi, televizyonlarda izliyorsunuz. Biz nasıl olur da Mehmedimin, polisimin kanını yerde bırakırız. Onun için 16 Nisan’da evet. Kandil’le, PKK’yla, DHKP-C’siyle, terör örgütleriyle el ele vermek suretiyle benim milletimin iradesine kalkıp iradesine ipotek koymak isteyenler 16 Nisan’da inanıyorum ki, ne diyor, kararımız… Ve tabii ben buradan STK’lara da teşekkür ediyorum. Aksaray’ın birlikteliğine teşekkür ediyorum.
Ama burada bitmiyor. Kapı kapı dolaşacaksınız. Biz sadece rükuda ve secdede sadece rabbimiz için eğiliriz. Onun dışında kimsenin kulu kölesi olmayız. Anayasa değişikliği teklifiyle getirilen cumhurbaşkanlığı, yani başkanlık mücadeleyi güçlendirecektir. Neymiş, parlamento yok olacakmış. Eline dizine dursun ya. Böyle bir şey yok. Yasama organı yine var, yürütme yine var. Kim yürütme, cumhurbaşkanı…
Çift başlılık kalkıyor, artık burada kendi kabinesiyle tek otorite ama bir özellik daha var. Bazılar ABD’yle karıştırıyor. Hayır, bunun adı Türk tipi cumhurbaşkanlığı sistemi. Yani cumhurbaşkanının aktif olarak bir partisi olacak. Buna ne diyoruz, evet mi? Cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemine karşı çıkanların derdi, kusurlu olması değil. Onlar bu ülke için güzel olan ne varsa, hepsiyle sorunu var.
Aramızdaki gençler bunları pek bilmeyebilir. İşte bundan sonra gençler bunu bilsin diye 18’i seçme ve seçilme yaşı yaptık. 18 yaşında olanları bir göreyim. Maşallah, parlamento adayı sayısı arttı.
Ordu içindeki bir kısım FETÖ mensubu çete, hainler eliyle devletin silahlarını millete çevirip darbe yapmaya kalktılar. Milletimiz bu niyeti sezdiği için her defasında devletinin yanında yer alarak bu oyunu bozdu.
Türkiye adeta ikinci bir Kurtuluş Savaşı veriyor. Hem cephede, hem ekonomide. “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh da tüm vatandır” diyordu ya. 1. ve 2. Dünya Savaşı’nda kurulan küresel sistem çatırdıyor. Türkiye olarak buna boyun eğmiyoruz.
Kimsenin rejimle, devletle bir derdi yoktur. Amaç dünyanın yeniden kurulan düzeninde en avantajlı konumu elde etmektir. Buna hazır mıyız. Şu 16 Nisan’a kadar gece gündüz demeden çalışmaya hazır mıyız?
Mevcut sistem sadece darbelere değil, siyasi ve ekonomik kriz riskiyle bizi ileriye taşımaya elverişli değildir. İçlerinde yüzde 50 artı 1 oyla seçilme ümitleri olsa 550 oyla geçerdi.
Siz kafanızı karıştırmaya çalışanları boşverin. Geriye dönüp baktığımızda aslında seçimlerin açık oy, gizli tasnif yapmışlardır. Tek adamcılık kimde var? Anamuhalefetin geçmişinde var ya, tabii. CHP zihniyetinde var.”







