Büyük bir olasılıkla bir pencere kenarında oturup ağır, kurşuni bir o kadar ışıltılı salak bir İstanbul akşamında elinde yine olasılık dahilinde özlenen çayı dudaklarına götürüp bilmem kaçıncı ? Yudumu ağzında dilin ile bir kez dolaştırdıktan sonra boğazından ağır aksak geçişini ki, o son yudum İstanbul’dur, orada Viyana’yı yüreğinde hissettin ya. İşte şimdi yaşamın iki kapılı … Okumaya devam et *Eylül ve Kırmızı Düş
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Sitenize gömmek için kodu kopyalayıp yapıştırın