• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Gasbın Yeni Adı Kayyum..

     

    OHAL ilanı ve ardından gelişen uygulamalar devletin içine değil halkın taleplerine karşı yapıldığını görüyoruz. Darbeye kalkışanların devletin içinden temizleneceğini söyleyenler ne hikmetse sol-sosyalistlere, demokrat-ilerici öğretmenlere ve kürd belediyelerine yöneldi…Kürd sorunu ile ilgili yapılan açıklamada “çözüm mözüm yok” denildi.

    OHAL şartları; yasal partilerin yerel yönetimlerine uygulanmaktadır.

    Öğretmenelerin işten el çektirilmesi, Kürd bölgelerin de hangi sonuçların yol açabileceğini öngörmek zor değil. Siyasal iktidarın yanlı aşırılıkları ve siyasal tahammülsüzlüğü demokratik süreçlere olan inancı olmadığını göstermiştir.

    Türkiye’de tutuklu gazeteci sayısı Mısır, İran ve Çin’deki toplam tutuklu gazeteci sayısını geçmiştir. Bir gecede binlerce insan işsiz bırıkılmıştır.

    Kayyum atamalarında yapılan ayrımcılık ortadadır. 24 DBP’li Eş başkanları görevden alındı. Vali yardımcısı ve Kaymakamlar atandı. 3 AKP’li, 1 MHP’li Belediye başkanı FETÖ’cü diye görevden alındı ama onların yerine belediye meclisi üyelerinin arasından kayyum ataması yapıldığını görüyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan; belediyelere uygulanan kayyum atamalarıyla ilgili “Seçilmişler bal gibi alınır” dedi. Halkın iradesiyle seçilen belediye başkanlarının görevden alınmasını demokrasiyle bağdaştırıp “çok geç alınmış bir karar” olduğunu ifade etti.

    Yandaş medya insaf duygusunu tümüyle kaybetmiş muhalif gazeteleri ihbar ediyor. Oysa yazılması ve söylenmesi gerekenler ortadadır; Ekonomi toplumun boğazını sıkıyor. Esnaf kan ağlıyor, işçiler geçinemiyor, yoksulluk inim inim inletiyor. İnşaat sektörü tökezledi. Kiralık ve satılık ilanların nasıl çığ gibi çoğaldığını, pahalılığın nasıl alıp başını gittiğini, turizmin nasıl çöktüğünün, dönmeyen kredilerin, ödenmeyen çeklerin nasıl can yaktığını görmek istemiyorlar. Bunları yazmanyanlar kimlerdir?… Gösterişli toplantılar, hamasa nutuklar yaşananlar ve görünenler gerçeği değiştirmenin yolu değildir.

    Yandaş medya Boğaziçi ve OTDÜ gibi üniversitelerinde daha kimse açığa alınmadı mı? Diye soran gazeteci ve yazarlar var.

    Evrensel Gazetesinin kapatılacağını yazan hükümet yanlısı gazeteler var. Yandaş medya üzerinden anti demokratik bir süreç iktidara yaslananların katgısıyla icra edilmektedir. Hiçbir soruşturma görmemiş kişiler görevli oldukları üniversiterlerde atılmaktadır.

    Bunlar söylenmeyince bu gerçekler ortadan kaybolacak mı? Sanıyorsunuz. Yapılan yalnış politikaları eleştirenler susturulunca, hayırlı bir sonuç mu verecek?

    Demokrasiye ve hukuka güvenmeyenler tarihe son İttihatçılar olarak geçmenin gayreti içindeler. Denenmiş bir yolu bir daha deniyorlar. Bu yol çıkmaz bir yol. Dünyaya gözlerini kapatanlar Din ve Milliyetçilik duygularıyla başaracağına mı inanıyor?

    Düşünşenize; HDP’ye kayyum atanmalı diyen bir grup başkanvekili Demokrasi ve hukuktan bahsediyor.

    OHAL; Sola sosyalistlere, aydınlara tüm demokratik kurumlara ve kesimlere yöneldi…

    Akademisyenler görevden alınıyor. Üniversitelerden ve öğrencilerinden koparılıyor.

    Üniversiteler basında açıkca hedef gösteriliyor. Sosyalistler, aydınlar, barışdan yana olan akademisyenler görevden alınıyor.

    Eşitlikçi bir toplum isteyenler tutuklanıyor.

    “Bu kısa bir veda geri döneceğiz” diyen akademisyenler, öğretmenler bilimin kazanacağını, barışa olan inançlarıyla iktidar tarafından yanlı alınan kararlara tepki gösterdiler. Ohal uygulamaları; emekten ve barıştan yana olanları susturamayacak, Emekçi ögretmenler haklarını almaya basladı bile, bir bölümü göreve geri dönüyor.

    Kayyum atamaları ve OHAL şartları, demokrasinin ve hukukun yerlerde süründüğünü göstermektedir.

    Özgür Gündem gazetesi kapatıldı, Aslı Erdoğan, Necbiye Alpay tutuklandı, Ahmet Altan, Mehmet Altan gözaltına alındı. 11.285 sol-sosyalist, ilerici, devrimci öğretmenler işten atıldı.Kadim kültürlere yönelik kurum kuruluşlar baskı altına alındı.

    Halkın seçilmiş temsilcilerini doğrudan hedef almak ne demokrasi ne de hukukta olur.

    15 Temmuz sonrası, Türkiye demokrasi güçlerine yöneldiği için başarısız darbe, başarılı darbeye dönmüştür. Şu anda yaşananlar tam da budur. AKP’nin yeni müttefikleri çoğalmıştır. Ergenekoncular, ulusalcı kemalistler, milliyetçiler Kürd halkına karşı AKP ile aynı safda buluştular. AKP ne söylerse söylesin, At izini it izine karıştırır, bugün küfür eder, bağırır çağırır ve saldırır ama yarın barışır ve iktidar ortağı olurlar. Demokrasi güçleri bunu bilmelidir ve ona göre hareket etmelidir.

    Çanakkale Belediye Başkanı Gökhan, “Biz kayyumlarla kardeş falan olmayız. Çanakkale halkı Sur halkı ile kardeştir. Bu kardeşlik kurulmuştur ve ilelebet devam edecektir” dedi. Bu güzel sözlere ve dayanışmaya ihtiycımız var.

    Türkiye’nin OHAL şartlarına ve uygulamalarına ihtiyacı yok.

    Demokrasi ve hukuk kurallarına ihtiyacı var.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları