Geceydi ve yağmur çiseliyordu

Akşam karanlığı köprü üstünde yavaşça çöküyordu. Bugün erkenden karardı diye düşündüm. Zaten bu zindan karası bulutlar mutsuzluğumu yüzüme vurur gibiydi… Köprü altındaki kafeteryaya oturmuş elimdeki çayı yudumluyorum. İçim acıyor; bunalımda mıyım acaba? Önümde duran gazetelere umarsızca bakınıyorum. Bak Ankara’da Meclis önünde bir işçi kendini yakmış! Umutsuzluğum daha da artıyor işte. Elimden, elimizden bir şey gelmiyor … Okumaya devam et Geceydi ve yağmur çiseliyordu