• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Gönüllülük ve ülke

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, KHK ile faaliyetleri durdurulan ve mühürlenen 370 dernek için “Vurduk kilidi gitti, hadi bakalım açın da görelim” diyor. Aralarında avukatların örgütlerinin, yoksullara yardım, işsizlerle dayanışma gibi hedefleri olan kurumların, sanatsal etkinliklerde bulunan genç toplulukların mekanlarının da olduğu bu derneklerin kapatılmasıyla iligili olarak Soylu’nun kullandığı bu ifadeler üslup sorunlarının ötesinde ülkenin geleceğini sadece kısa ve orta vadede değil uzun vadede de kötü etkileyecek bir müdahaleden sevinç duyulması gibi bir tuhaflığa da işaret ediyor.

    Dernekler çoğunlukla gönüllü kuruluşlardır.Ve bu halleriyle Batı’da Non Governmental Organization (NGO) yani Hükümetler Dışı Örgüt denilen kurumlar olarak sivil toplumun bel kemiğini oluştururlar. Sivil toplum, adı üstünde sivildir,  partiler üstüdür, sıklıkla muhaliftir ve gönüllük esasında örgütlenir. Bu yüzden de derneklerden muhalif ses çıkarmamalarını ya da iktidar yanlısı olmalarını beklemek demokratik siyaset açısından anlamsızdır ki Türkiye’de hükümetleri ve devlet politikalarını destekleyen de binlerce dernek faaliyet göstermektedir zaten.

    Burada dernek kapatmaların toplumun geleceğine, ülkeye vereceği zarar en fazla gönüllülük kavramının toplumsal alandan uzaklaştırılmasından kaynaklanacaktır. Derneklerin kuruluşunda, derneklerde faaliyette bulunmada temel dinamik olan gönüllülük aynı zamanda dernekler üzerinden ülkenin geleceğine gönüllü bir müdahaledir. Dernek kapısının çok ötesine etki eder. Bu gönüllülük durumu bireysel kazanç ve çıkarı değil toplumsal kazanımı hedeflediği için ahlaki bir tutum almadır. Ve geniş açıdan bakıldığında bir ülkeye gönüllü bağlanma ya da gönüllü yurttaşlık gibi bir sonuç doğurur.Bu toplum olmanın yollarından biridir.

    Türkiye’de bugün baskı politikaları, hukuksuzluk ve yasaklar nedeniyle en fazla yurttaştaki bu gönüllülük tavrı zarar görmektedir. Dernek mühürlemeler bu yolda hükümetin attığı en riskli adımlardan biri oldu. Türkiye şimdiye kadar birçok ekonomik, siyasi ve sosyal krizi ‘dinamiklik’ olarak tanımlanan özelliği ile en az kayıpla kapattı. Oysa bu ‘dinamiklik’ olarak tarif edilen şey ‘gönüllülük’ün sonuçlarından biridir. Gönüllülük, yurttaşlık üzerinden bir toplumu bir arada tutan, onu her durumda üretmeye yönlendiren en önemli etkendir.

    Toplumdaki gönüllülük direkt toplumsal üretimi de etkiler. Gönüllü katılımın olmadığı yerlerde üretim düşer.

    Ve gönüllü olarak toplumun ve ülkenin geleceğine müdahale etmeleri engellenen insanlar giderek topluma ve ülkeye yabancılaşır, toplumsal hayata katılımları zoraki bir hal alır ki bu da yurttaşlar arasındaki güveni ve saygıyı azaltarak bir arada çalışma, üretim yapma kabiliyetini yıpratır. Üretimde verimlilik, ilişkilerde saygı azalır dernek kapatmalarla.

    Dernek mühürlemek toplumsal hayata birçok açıdan vurulan ağır bir darbe demektir.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları