• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    HAFIZA OYUNLARI VE TOPLUMSAL BELLEK

     

    Ülkemizin en temel sorunlardan biri de insanların birbirine yabancılaşmasıdır. Kimse kimseyi yaşamıyor. Herkes sadece zamanına sığınmış kendisini, kafasında yaşıyor.

    Amaçsız bir savrulma ve belleksizlik girdabında debelenip duruyoruz. Duygu ve düşüncemiz kendi içinde kopuk… Bu da yaşamda ucube bir gel git ruh haline dönüşüyor. Düşüncelerimiz savruk olduğu için bakışlarımız da çorak…

    Kendi belleğimizde bile parçalı ve korkağız. Bu parçalanma, sistematik bir bütünselliği imkânsız kılıyor, hakikat algımızı bölüyor!

    Alışkanlıklar ve unutkanlık mekânsal vefasızlıkla birleşince zaman eskir. Değişim ve dönüşüme olanak tanımaz. An, yeni olanı, değişim ve dönüşümü erteler durur durağan insanda.

    İnsanın kendini toplumda inşa edebilmesi için bireysel benliğine toplumsal belleğe karşı sorumluluk duygusunu da katması lazım. Toplumsal yaşamın demokratik refleksini yaratacak olan budur.

    Günümüz toplumsallığı, bireycilik yüzünden büyük ölçüde dağıtılmıştır. Toplumu, zor aygıtlarını kullanan güç odakları karşısında güçsüz bırakmıştır. İşte tam da bu yüzden irade gaspı bu kadar kolay gerçekleşmektedir.

    Toplumdan kendini izole eden birey, sanal âlemin kollarında asosyalleşiyor. İnsani sorumluluk, yerini kuru bir ”bana ne!” duygusuzluğuna bırakıyor!

    Oysa şiddet sarmalı kamusal alanda büyüdükçe, birey cüceleşiyor, silikleşiyor ve edilgen nesnelere dönüşüyor.

    Toplumsal bilinç parçalandıkça hem toplum hem de birey özgürlüğünü yitirir. Karşılıklı bağımlılık bozuldukça tekçi tahakküm elbette devreye girer.

    Dönemin baharı getirecek olan; ruhu dileyen, bekleyen, eleştiren, kırılganlaşan, yetersizlikleri izahla oyalanan pratikten arınmış olarak çözüme odaklanan farklılıklardır.

    Birbirini okuyan, anlayan, sorumluluk duyan bilinçli insan eyleminin yaratacağı etki, toplumsal alanı her türlü anti demokratik güç odaklarından temizleyecektir.

    Birbirinin özgürlüklerine saygı duyan ve özgünlükleri zenginlik sayan bir toplumsal bellek, kamusal alanda insanların birbirini tamamlamasını ve güvenle dayanışmasını da sağlayacaktır.

    İnsanların potansiyel gücü toplumsal belleklerinde saklıdır. Bu da hakikate dayalı demokratik kalıcı birlikteliklerin yolunu açar.

    Yıpratılmış bağlarımızı yeniden onarmamız gerekiyor. Çünkü toplumsal irade ahlaki politik değerler etrafında şekilleniyor, toplum böylece demokratik ve ahlaki bir toplum dönüşüyor.

    Ancak demokratik zihniyetle irade haline gelen bir toplumsal bellek, kendi sorunlarına çözümler üretebilir ve tıkanıklıkları pozitif esneklikle güce dönüştürebilir.

    Zamanı yeni oluşumların, dönüşümlerin lehinde değerlendirmek eski köhneleşmiş gerici alışkanlıkları terk etmek için fırsata çevirmek, becerikli toplumların esnek anlam zekâlarından kaynaklanır.

    Bellek zayıflıkları üzerine kurulu psikolojik algı oyunları, bireyleri ve toplumu güçten düşürme amacı güdüyor… Aman dikkat!

    “Hayatı ve dünyayı kendi küçük dünyaları ile sınırlı tutanlar bizi anlamazlar.” Şeyh Bedreddin

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları