• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Hâla aklınızda mı?

    Aile ortamında tavuk yiyenler bilir oyunu. Tavuğun lades kemiği karşılıklı olarak iki kişi tarafından birer parçasından tutulur. İki tarafın da makul göreceği ve kendi istediklerinin kaybeden tarafından alınacağı bir armağan üzerine mutabık kalınır. Sonra da “çat” diye çıkan bir sesle lades kemiğinin her bir parçası bir diğerinin elinde kalarak ortasından kırılır.

    Koşul şudur: Lades tutuşanlardan biri diğerine bizzat kendi eliyle ikramda bulunduğunda, bir şey verdiğinde sunulanı alan taraf “aklımda” diyecek. Oyuna gelmeyeceğini hatırlatacak!

    Bu hafıza ya da “aklında” olduğunu unutmama becerisi, zamandan ve süreden genellikle azadedir. Süre konulabilir elbet. Ama oyunda genellikle tez zamanda sonuca ulaşıldığı için süre konmaz. Kendisine sunulanı alırken karşıdakinin dalgın bir anında, “aklımda” demeyi unutması halinde “lades” dediğinizde oyunu kazanmış olursunuz.

    Bunu isterseniz oyun boyutu içinde bırakıp da, yaşadığımız kaos ortamına eviriltelim.

    Aslında kökü 1800’lü yılların başına kadar uzayan ve neredeyse yüz yıldır, cumhuriyet sosyo-politiği ile yaşıt bir zaman dilimi içinde adına “Kürt / Kürdistan Sorunu” dediğimiz başat mesele muktedirlerce zaman ve mekândan azade bir “Lades Oyunu”na dönüştürüldü.

    Her defasında siz bir şey sunduğunuzda “aklımda” dendi.

    Kürt dili mi dediniz! “Aklımda…”

    Kürt kültürü mü dediniz! “Aklımda…”

    Kürtlerin eşit, özgür vatandaşlık, statü talepleri mi dediniz! “Aklımdaaaa…”

    Velhasılı kelâm Kürt’e dair ne dillendirdiniz ise, her defasında sonlandırılmayan bir oyunun garip ve tuhaf tarafı gibi “vallahi de, billahi de ‘aklımda’ işte” denildi hep.

    Kimi kez “Kürt realitesi” tanınarak “aklımda” dendi.

    Kimi kez “Avrupa Birliğinin yolu Diyarbakır’dan geçer” denilerek “aklımda” dendi.

    Kimi kez de son birkaç yıl içinde “Kürdistan” kavramı şimdinin cumhurbaşkanının dilinden dökülüp üstelik Ankara’da ardında durularak “aklımda” denildi.

    Ne düşünülür bilmem ama! Şimdilerde hayat sahiden naylonlaştı (geçer akçe kavramla light deniyor sanırım).

    Eskiden çarşıdan pazardan köy tavuğu aldığınızda lades kemiği oyun sonrası elinizde kaldığında sahiden “çat / çıt” diye bir ses çıkar ve o sesi duyardınız.

    Şimdilerde 28 günde hormonla şişirilen, kemikleri bile tavuğun yavan kepeksi eti gibi dağılan adına “piliç” denilen tatsız, taamsız hormonlu ve tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Lades demek için o oyunu oynamak da artık namümkün!

    Ol sebepten siyaseten de sanki herşey oyuna dönüştürüldü…

    Hasılı biz o “aklında”kinizin yaşını geçeli hayli oldu.

    İyisi mi “lades”in tarafları olarak; ne biz diyelim “aklımda”, ne de siz…

    Aklınızda / Aklımızda ne varsa dökünsün orta yere, kurulsun masa yeniden, dünya âlem bu tuhaf lades oyununun tarafları olmadan. Biz bize çözelim meselemizi…

     

    Şeyhmus Diken

    04 Ocak 2016 Diyarbekir


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları