• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Halkların gerçeği

    Halkların Demokratik Partisi’ne karşı hükümetin komplocu yaklaşımı, algı operasyonu ve hedef göstermeleri sürüyor. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’a uçakta düzenlenen komplo, genel merkeze TİT – kontrgerilla tarzı saldırı ve Ahmet Karataş’ın bıçaklanması, linç girişimleri, kentlerde bu hedef göstermelerin sonucu olarak meydana gelirken, Suruç sınırında halka yönelik askeri savaş da hız kesmeden devam ediyor.

    HDP’nin enternasyonalist anlayışının taşıyıcısı konumundaki sosyalist dayanışmacı direnişçiler namluların özel hedefi oluyor. Türkiye Özgürlük Partisi Girişimi üyesi sosyolog Kader Ortakaya Kobanê’ye geçerken bir başçavuş tarafından hedef gözetilerek vuruldu ve katledildi.

    Ancak şu unutulmamalı ki HDP’ye yönelik bütün bu saldırılar HDP’yi güçlendirmenin yanı sıra, AKP’nin kimliğini net olarak tanımlamakta ve onun gizli ajandasını deşifre etmektedir.

    Bu gizli ajandasındaki komplolardan biri parti yetkilileri tarafından bir dil sürçmesinden çok bir tehdit olarak dillendirilmiş, hükümetin HDP’ye kapatma davası açılması için Başsavcılığa baskı yaptığı söylentileri dolaşıma girmiştir. Parti kapatma davalarının mağduriyetini diline pelesenk etmiş bir hükümetin gerçek yüzü ve demokrasi anlayışı bir kez daha ortaya çıkmıştır.

    HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü’nün bu komploya yanıtı çok önemli bir farka işaret ediyordu. Kürkçü, “Partimizi biz açar biz kapatırız” diyordu.

    Evet, çünkü HDP herhangi bir siyasi parti değildir.

    HDP, bir halk hareketinin siyasi üstyapıdaki ifadesi ve ürünüdür.

    Ve bu halk hareketi varolduğu müddetçe parti kapatma mekanizması HDP’ye işlemez.

    HDP için parlamenter mücadele kadar sokak mücadelesi de değerli ve işlevseldir. HDP, arkasındaki halk hareketi ve dinamik örgütlenmesi sayesinde sokakta da aynı etkisini sürdürür ve Türkiye’nin esas anamuhalefet partisi ve Türkiye demokratikleşmesinin lokomotifi olma işlevini görür.

    Diğer taraftan HDP, büyük fotoğrafta Türkiye toplumunun gerçek bileşkesidir.

    HDP’de bir araya gelen muhalefet hareketleri, siyasetler ve halklar, Türkiye’nin niteliksel olarak en geniş demokrasi cephesi ve en çoğul sivil toplum buluşmasıdır.

    HDP’yi kapatmak Türkiye’yi kapatmak anlamına gelir.

    HDP’yi karşısına alan bir hükümet, Türkiye gerçeğiyle yüzleşmekten kaçıyor demektir.

    Gerçekten kaçan, gerçekten kopan bir hükümetin ülkeyi akıl ile yönetebilmesi ise mümkün değildir.

    AKP’nin bugün içine düştüğü yönetim bunalımı ve dış politikasındaki çöküş hep bu gerçekten ve akıldan kaçışın neticesidir.

    AKP akıldan kaçtıkça ve gerçekten koptukça HDP’ye saldırılarını artırabilir.

    Ama sonunda kazanan halkların gerçeği olacaktır.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları