• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Halkların Kongresi’nden beklentiler

    Bu pazar HDP’nin 2. Olağan Kongresi yapılacak. Bu kongreye gitmeden önce ben ve arkadaşım Ahmet Tulgar her hafta yaptığımız Halkın Nabzı adlı televizyon programının iki haftasını HDP’nin İstanbul’daki ilçe eş başkanları ve il yöneticileriyle söyleşilere ayırdık. Konuştuğumuz il ve ilçe yöneticileri, partinin örgütlenme ve yönetimi açısından öne çıkan en büyük eksikliğin parti meclis ve merkez yürütme kurulu üyelerinin yani partinin merkez yöneticilerinin çalışmalara daha fazla zaman ayırarak ilçe ve mahalleleri bilgilendirmemesi ve genel olarak yerel örgütleri yönetememesi olduğunu söyledi.

    Umarım bu husus bu kongrede dikkate alınır, çünkü biliyorsunuz, çatışma süreçlerinde ve savaş koşullarında örgütlenmek hiç kolay olmuyor. İnsanların bir kısmı politikadan ve partimizden güvenlik sorunları nedeniyle uzak duruyor. Bunu anlayışla karşılamak, şartlara uygun davranmak ve hitabeti iyi,  insan ilişkilerinde başarılı ve çevrelerinde güven tesis etmiş merkez yöneticileriyle bir kan tazelemek gerekiyor. Belki de yorgun düşmüş arkadaşlar yeni gelen arkadaşların etkisi ve enerjisi ile yeniden çalışmalarına ivme kazandırırlar. Olması gereken bu kritik zamanın da örgütlenme, yenilenme ve somut şartlara uyum sağlama doğrultusunda kullanılmasıdır. Bu acil ve elzem bir hedef olmalıdır.

    Kanımca partimizin bir eksikliği daha hasıl oldu bu dönemde. Şu anda HDP’nin vizyonunu oluşturan konulardan en fazla tartışılan ve ana akım medya ve rakip siyasi partilerle iktidar tarafından en fazla çarpıtılanı özyönetim. Bu talep ülkenin özelikle Batısı’nda fazla anlaşılamadı ve bölünme paranoyasına temel teşkil ediyor. HDP’nin birleştiriciliğini ve özyönetimin Türkiye’nin demokratikleşmesine sağlayacağı katkıyı Batı’daki halklara anlatmak HDP için olmazsa olmaz bir görevdir. Bunun için ilçelerde bir dizi özyönetim panelleri ve konferansları düzenlenmeli ve bu panel ve konferanslara partililerin en geniş katılımı sağlanırken parti dostlarının ve henüz ulaşamadığımız insanların da gelmesi için çaba sarfedilmelidir.

    Bundan böyle ve özellikle de özyönetim kavramının medya manipülasyonu sayesinde çatışma ile özdeşleştirildiği bu savaş döneminde HDP’nin tüm bileşenleri önlerine esas görev olarak bu konuyu almalı ve canını dişine takıp çalışmalıdır çalışmalıdır ki hem toplumda barış talepleri artsın, halklar birbirinden uzaklaşmasın hem de bir sonraki seçimlerde partimizin kitlelere ulaşması daha kolay gerçekleşsin.

    HDP’nin 2. Olağan Kongresi Türkiye halklarına hayırlı ve barışa vesile olsun.

    20.01.2016


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları