• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Hatırlamak acıtır ama hatırlamamak kötü…

     

    22 saat süren yolculuk sonucu Bahasor köyüne (Gülendağı) vardım. Doğa bembeyaz bir gelinlik giymişti. Dağ taş karla kaplıydı. Zorunlu olarak köyde kaldım, yapmam gereken işleri yapamıyordum, havanın biraz düzelmesini bekliyordum. İbrahim’de bu köye gelecekti. (İbrahim’le daha önce bu bölgede kalmıştık) Aradan iki hafta geçmişti. Yeğenim Yüksel Geniş geldi. Ve o kara haberi verdi.

    Tozkoparan‘da bir İbrahim Özalp vardı. Onu 1976‘ de Osmaniye Lise’sinde tanıdım.

    İbrahim’in ölümü, ne sıradan bir ölüm ne de anlık bir şeydi. İbrahim düşündüğü gibi yaşadı ve idealleri uğruna mücadele eden insanın tavrın nasıl olması gerektiğini gösterdi. İbrahim çok samimi mücadele insanıydı. Düşleri için her şeyi göze alan biriydi.

    Toplumsal gelenekler bizi insanların ölüsüyle dirisini ayırmaya zorluyor. Birbirimizin ölüsünü de dirisini de sahiplenen, acıları, sevinçleri, düşlerimizi paylaşmayı bilen yol arkadaşlığını, hiçbir çıkara dayanmayan dayanışmayı, eşitliğin ve adaletin verili koşullarda siyaset sosyolojisini her türlü ilişkinin üzerinde tutan bir anlayışı yeniden tesis etmemizin gerekliliği yakın tarihimizden çıkarabileceğimiz en önemli ders sanırım.

    O zamanlar, haberlerde Öldürülen mücadele insanları ya dur ihtarına uymamış (!) ve silahlarına sarılmış azılı anarşistler (!) oluyor ya da ‘Keşif sırasında kaçarken’ vuruldu oluyordu. İbrahim’le ilgili çıkan haber de “Ev gösterirken kaçmak istedi, dur ihtarına uymadı, anarşist kaçmak isterken vuruldu” diye yazdı gazeteler.

    Oysa İbrahim, ne dur ihtarına uymamış ne de çatışmaya girmişti. İbrahim, benim de yer yer kaldığım evde polisler tarafından gözaltına alındı. 1 Mart 1981 günü Çiftehavuzlar’da kurşuna dizildi.

    Kişisel tarihimizde öyle isimler vardır ki, onları kendi hayatlarımızdan ayrı düşünemeyiz. Hatırasız ve duygusuz yaşam, insanı kurutur.

    Bir özdeyiş de şöyle deniliyor; “Hayatınızdaki küçük şeyleri önemsemezlik etmeyin, onlar hayatınızın önemli ipuçlarını içerirler“.

    Belki de nicedir unuttuğumuz ve artık hatırlamamız gereken şey budur!

    Yol arkadaşlığının gerektirdiği ilişki ve ilişkiler biçimini, ışıldayan ortak değerlerimizin hatıratlarını yad ederek anıyorum.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları