• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    HAYAT DÜŞLERİMİZİN FISILTISIDIR

    Düşlerimizin uçsuz bucaksız özgür çeşitliliğinden zaman düzlemine ve yaşama yansıtabildiklerimiz, mahsulsüz tohumları andırır. Oysa düşlerdeki özgürlük, cennetin yasak meyvesi değildir; pekâlâ yaşamı aşkla, bambaşka şekillendirebilir.

    Çocuksu düşlerin masumiyetinde anlam kazanan bir yaşamın büyüsü, kısacık ömürlerimize upuzun mutluluklar katar ve bir hoş seda bırakır yaşadığımız çevreye.

    Gökyüzünden kutsi anlamlar çıkarabilen insan, yeryüzüne neden böyle karamsar? Kin ve hasedin insafına terk mi ettik hayallerimizi? Yeryüzüne küstü mü tutkularımız?

    Gözlerden hayallerimize yansıtılan gerçekliğin çirkinliği düşlerimizi karartı mı? Şimdiye dair güzellikler yaratma isteğimiz ve coşkularımız, neden böyle birdenbire sönüverdi; çarçabuk pes etti?

    Anlaşılırdır, savaş naraları çocuklukların bile hayallerini bastırmışsa artık yaşam anti insandır. Yazık ki dünyaya hayallerimiz değil, hayallerimizi çalanlar yön veriyor.

    Tüketenler ve üretenler arasındaki ilişkiden çivisi çıkmış. Hayalleri bile şatafatlı ambalajlarda satar oldular. Seri üretim eseri sentetik kapitalist hayaller her yerde revaçta.

    Aşkı, tutkuyu, sevgiyi, anlamı, empatiyi, ahlakı sentetik hayallerle yaşamın dışına itiverdiler. Her gün kendinden ödün veren insan, kendisi dışında ve kendisine karşı çarpık bir varlığa dönüştü.

    Hislerine ve hayallerine yabancılaştırılan insan, çorak bir soyutluğa mahkûm edildi. İnsan mühendisliğiyle biçimlendirilen yaşam ise doğayla birlikte can çekişiyor. Fatih(!) ve sapkın zihniyetin hükümdarlığında “doğal insani yaşam” her an lime lime doğranıyor.

    İnsanın özgür ve özgün hayalleri yaşamı yaşanır kılarken, yaşamı gasp eden seçkin despotlar yaşamı insan kasaphanesi ve ölüm makinesine dönüştürdüler.

    Bilinir maraton hızında yürüyenlerle, kısa mesafeleri gözü kesenlerin hedefleri asla ölçülmez. Er ya da geç amacı araçsallaştıranlarla, amaca ter akıtanların yolları ayrılır.

    Her şeyini hayallerine adayanlar, en büyük yaşam zengindirler. Her şeylerini meta biriktirmeye harcayanlarsa hayatın amacından yoksundurlar.

    Hayallerimizin sindiği her mevsim baharın müjdecisidir. Asi rüzgârlardır meyveyi olgunlaştıran ve ağaç dallarında çiçek açtıran… Hayallerimizin silkinişleriyle bile biz silip süpürürüz bu monotonluğu.

    Keşmekeşlerden medet umanlar, yaşamlarımıza çözülmez düğümler attılar. Sanal illüzyonistlere inat hala kör topal da olsa yaşamı olduğu gibi yansıtan özgür hayallerimiz var her şeyi olağan akışında çözebilecek.

    Gerçek fırtınalarda yaşamı yudumlayan bilge ustalar, duyguların gücüne ve hayallerin bitimsiz ufkunun menziline vakıftırlar. Israrlı bir arayışın ulaştıracağı yerin ışık bahçeleri olduğundan da emindirler.

    Gizemlerin sezgiselliğinde hayallerimiz gökkuşağından renk cümbüşleridirler. Politik duygular yoluyla, fısıltılarla yaşamla konuşur. Bu özgün sesin ahengine aşina olanlar, direnerek gelişirler. İnançla dönüşürler ve cesaretle özgürleşirler.

    “İnsan, eylemini kendisi yaratır. Özgürdür ve kadere bağlı değildir.”


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları