İddianamede, konuşmalarında örgütün propagandasını yaptığı iddia edilen Yüksekdağ’ın ‘Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’, ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’, ‘suç işlemeye tahrik’ suçlarından 30 yıldan 83 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Kobani eylemleri sırasında HDP MYK’sında bulunan Figen Yüksekdağ’ın halkın sokağa çağrıldığı açıklamada imzasının bulunduğunu belirten savcı, Yüksekdağ’ı sokak eylemleri sırasında yaşananlardan sorumlu tuttu.
İddianamede Demokratik Toplum Kongresi’nin de KCK tarafından yönlendirildiği ileri sürüldü. Savcı, demokratik özerkliğin ise KCK’nin Birleşik Bağımsız Kürdistan hedefine yönelik stratejisinin yansıması olduğunu iddia etti.
Yüksekdağ’ın siyasi faaliyetlerinin salt siyasi faaliyet kapsamında görülemeyeceğini ileri süren savcılık, Yüksekdağ’ın bir televizyon programında güvenlik güçlerini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni ‘işgalci’ olarak nitelendirdiğini söyledi.
Yüksekdağ’ın DTK kongresinde yaptığı konuşmada ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği’ni ileri süren savcı, Yüksekdağ’a verilecek cezanın Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yarı oranında artırılmasını da istedi.







