• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    HDP Kongresinde Barış Vurgusu

     

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul İl Kongresi geçen pazar günü yapıldı. Sabah erkenden kongrenin yapılacağı Sinan Erdem Spor Salonu’na ulaştım. Ve daha salonun önüne geldiğimde coşkulu bir kongre olacağını ve katılımın yüksek olacağını anladım. Öyle de oldu. Daha kongre konuşmaları başlamadan salon dolmuştu ve bir o kadar kalabalık da salonun dışındaydı. Yapılan kamuoyu araştırmaları HDP’nin oy oranının yükseliş trendi içinde olduğunu gösterirken, salondaki coşku da bu dinamizmin ivme kazanacağını ortaya koyuyordu.

    HDP’nin İstanbul İl Kongresi demokratik siyasetin normal şartlarda zorlanacağı bir çatışma, bir savaş ortamında yapılıyordu. Ama bu şartlara rağmen Kürtler’in demokratik siyasete ve barış fikrine olan bağlılığı HDP’ye güç vermeyi sürdürüyor, bütün diğer partilerin işlevsiz kaldığı bir dönemde işlevini başarıyla yerine getirmesinin imkanlarını sağlıyordu.

    Kongrede konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın söyledikleri ise tam da Kürtler’in bu demokratik siyaset ve barış fikrine bağlılığı konusunda önemli ifadeler içeriyordu.

    Demirtaş önce Kürt halkının kimlik mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini tarihi gerçekleri sıralayarak vurguladı. Şöyle diyordu Demirtaş:

    “Bin yıllık kardeşliği böldürmeyiz diyorlar. Bunu söyleyene bak ey kardeşim… Alparslan 1071’de Malazgirt’e geldiğinde Ardahan’dan Süleymaniye’ye, Van’dan Botan’a Kürtler yaşıyordu. Alparslan Anadolu’ya girmek istediğinde o topraklarda Ermeniler yaşıyordu. Kürtler kendilerini yönetiyorlardı. Alparslan Mervanilerden yardım istedi. Mervani Kürt Devleti 10 bin süvarisini yardıma gönderdi. Türkler öyle Anadolu’ya girdi. Alparslan Anadolu’ya girdiğinde ‘Kürtler yoktur Kürtçe yoktur’ diyemezdi. Zaten orası Kürdistan’dı. Bin yıllık ortak tarihimiz var diyorlar. Bunun 900 yılında biz Kürt’tük kardeşim. Son yüz yılda bizi Türkleştirmeye çalıştınız…”

    Ve resmi tarihin karşısına gerçekleri koyduktan sonra Eşbaşkan bu kez da ortak vatan ve bir arada yaşam kararlılıklarına işaret etti.

    Demirtaş’a göre Türkiye’de esas bölücü partiler halklara tek kimliği dayatan partilerdi. Demirtaş HDP’nin ise halkların bir araya geldiği, kendi kimlikleriyle katıldığı bir parti olarak ülkenin tek demokratik ve birleştirici parti olduğunu ifadfe ediyordu.

    “Eh, doğru söze ne denir?” diyelim biz de.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları