• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    HDP kongresinin ardından….

    Bunca kanlı kuşatmaların içinde HDP geçtiğimiz pazar günü olağan kongresini yaparak yeni Parti Meclisi’ni seçti. Cizre’den, Silopi’den, Sur’dan her an ölüm haberleri geldiği, cesetlerin sokak ortasında çürüdüğü, dahası devlet kurşunlarının yol açtığı onca ölümün faturasının vicdansızca HDP’ye kesildiği bir atmosferde yapılan kongrenin, alıştığımız HDP kongrelerindeki coşkulu görüntülere sahne olması beklenemezdi. Nitekim geçmiş örnekleri ile kıyaslandığında öfke ile kaygının, direnç ile acabaların harman olduğu kasavetli bir kongre yaşandı.

    İşin duygusal atmosferi bir yana HDP kongre sürecine, tüm Türkiye sathında mahalle, ilçe ve il konferanslarını yaparak tabandan tavana sıkı tartışmaların birikimi ile geldi. Parti çalışanlarının sürekli gözaltına alındığı, tutuklandığı, ölüm tehditleriyle sindirilmeye çalışıldığı, karanlık odaklar tarafından yönlendirilen milliyetçi-lümpen güruhlar tarafından parti binalarının yakıldığı bir ortamda sanırım HDP dışında hiçbir parti bunu başaramazdı. Bunun bir nedeni HDP’nin üzerinde yükseldiği mücadele birikimi ise diğer nedeni bu topraklara ektiği barış ve demokrasi tohumlarının direncidir, umududur.

    Ancak bu umut, içinden geçtiğimiz karanlıkta yeni bir yapılanma ihtiyacını perdelememeli… Düne kadar HDP çözüm sürecinin ılıman ikliminde konjonktürün rüzgarı ile kendi örgütsel kapasitesinin üzerinde bir destek buldu. Bugün ise partiyi de önüne katıp sürükleyen bu yardımcı rüzgar yok. Çözüm sürecinin tropikal rüzgarları çatışma sürecinin kutup rüzgarlarına bıraktı yerini. Dün süreç örgütü bir yerlere taşıyordu. Bugün örgüt süreci taşıyacak. Bu, HDP yeniden yapılanması demek. Parti meclisinin yüzde 70’nin yenilenmesine bakılırsa, parti bu yapılanma ihtiyacını görmüş gözüküyor. Tabi bunu biraz da bundan sonraki parti politikalarında görmek lazım.

    Kongrenin aldığı en isabetli kararlardan biri de yola Selahattin Demirtaş’la devam etmesi oldu. Siyasetin alanının saray merkezli şiddet politikaları ile daraltıldığı bir süreçte, HDP’nin korumaya çalıştığı Türkiye partisi vizyonunu ondan daha iyi taşıyacak kimse olduğunu sanmıyorum. Demirtaş HDP sürecinin simgesi bir siyasetçi ve bu zorlu süreçte onun yokluğu büyük kayıp olacaktı. Son bir söz HDK’nin yeniden canlandırılması üzerine olsun; HDP gibi yerelden örgütlenmeyi önüne koyan bir parti ancak sokağa ve işyeri örgütlenmelerine dayanıyorsa kalıcı olabilir. Bunu da yapacak HDP değil, onun kitle örgütü HDK’dir. HDK tabana yayılmadan HDP’nin yapacağı siyaset parlamento duvarını aşamaz. Sanırım konferans ve kongre süreçlerinde bu gerçek de değerlendirildi.

    Biz de başarılar diliyoruz HDP ve HDK’ye…

    27.01.2016


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları