• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    HDP’ye Dokunmak

    Ne zaman bu ülkenin başına bir uğursuzluk çöreklense birileri geçmişten örneklere bakıyor ve çokbilmiş edayla “Tarih tekerrürden ibarettir mirim…” diye cümleye nokta iliştirilmeye kalkıyor.

    Oysa tarih felsefesi açısından hiçbir kıymeti harbiyesi yok bu sözün. Eğer tarih tekerrürden ibaretse, bu tarihin suçu değil. Olsa olsa o toplumun akıp giden toplumsal süreçlerden bir şey anlamadığını, dünle bugün arasında bir arpa boyu yol alamadığını gösterir. Tarihi tekerrür sanan toplumlar, kendi acı tecrübelerinden öğrenme yeteneğini unutmuş, gelişme dinamiğini kaybetmiş toplumlardır.

    Tıpkı 3 Mart 1994 darbesinde DEP’li milletvekillerinin meclisten atılıp cezaevine konması gibi dokunulmazlıkları kaldıran meclis, siyasi tarihimize bir kara sayfa daha ekledi. Bu oylamanın asıl hedefinin HDP olduğunu cümle alem biliyor.

    Dokunulmazlıkların kaldırılması meclis iradesi tarafından alınmış bir karar değildi. Sarayın talimatıyla gündeme gelen, AKP, MHP ve kâfi miktarda CHP oylarıyla çıkartılan bir karar bu… aslında meclisin kendi kendini fiilen feshetti böylece…

    AKP’ye söyleyecek söz yok. O çoktan parti niteliğini kaybedip hukukun üzerinden kırk perende atarak kıblesini saraya çevirdi. Anakronik bir milliyetçiliğin demode temsilcisi MHP, Türk milliyetçiliği dışında hiçbir sesin duyulmasını istemiyor. Hele ki, koltuğunu sarayın inayetine bağlamış bir Bahçeli yönetiminden makul, aykırı bir ses çıkmasını kimse beklemezdi.

    Asıl şaşırtıcı olan CHP’nin tavrı…  Son günlerde hırçın siyaset çığırtkanlığında kurtuluş arayan CHP, mesele HDP olunca birden devlet partisi olduğunu anımsıyor ve sarayın gemisine atlamakta beis görmüyor.

    Zaten CHP’nin tarihi şizofrenik pişmanlıklar ve gaddarlıklar tarihi…

    Nazım Hikmet’i 13 yıl mahpuslarda süründürdüler. O dönem CHP’nin yayın organı işlevini gören Cumhuriyet gazetesi, Nazım’ın fotoğrafını birinci sayfadan basıp altına “Bunu yüzüne tüküresiniz diye yayımlıyoruz” yazmıştı. Bugün Nazım CHP’nin en büyük vatan şairi! Deniz Gezmişler CHP oylarıyla ipe gönderildi. Bugün CHP gençlik kolları her 6 Mayıs’ta Deniz Gezmiş anması düzenliyor. Dersim katliamı CHP döneminde yapılmıştı. Dönemin Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil’in “Fareler gibi zehirlediler” dediği röportajı yapan CHP’nin genel başkanı Kılıçdaroğlu’ydu. Emin olun, yarın CHP milletvekillerinin istisnasız tamamı, dokunulmazlık oylamasında evet oyu vermediklerine yeminler yağdıracaklar. Kılıçdaroğlu  “Elimiz mahkumdu,” diye nedamet getirecek.

    Peki, ne istiyorsunuz?

    HDP bugüne kadar barış dedi, başka bir şey demedi. Kürtlerin önemli bir kısmı HDP çatısı altında barışını ararken, Türkiyeli barışseverler HDP’nin barış çizgisini Türkiye’ye taşımak için canını dişine takarken, siz ne istiyorsunuz?

    Nereye gitsin Kürtler… Kime derdini anlatsın? Bu kararla yasal siyaseti yasaklayıp şiddete davetiye çıkarttığınızın farkında mısınız? Hani milli irade her şeyin üstündeydi! HDP’ye oy veren milyonlar milli iradeden sayılmıyor mu yoksa? İstediğiniz koşulsuz şartsız biat mı?

    Siz bir şey söyleyeyim mi, birazcık siyasetin abecesinden anlayan biri bunun mümkün olmayacağını bilir. Doğu’dan batıdan hep yoksul halk çocuklarının öldüğü bu savaşın kazananı yok… Olmayacak…

    Türkiye’nin barıştan başka çıkışı yok.

    Bu ülkenin demokratları, barışseverleri siz ne yaparsanız yapın barış talebini dillendirmekten vazgeçmeyecekler. Eninde sonunda demokratik bir Türkiye, kendi barışını inşa edecek. O zaman mecliste kahkahalarla evet oyu atarken toplu fotoğraf çektiren AKP vekillerini de, “Dokunulmazlık yasasını Anayasa Mahkemesi’ne götürürseniz partiden atarım,” diye tehditler savuran Kılıçdaroğlu’nu da kimse hayırla yad etmeyecek…

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları