• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    HEYKEL

    Ben o heykelin Kürt halkı için ne ifade ettiğini iyi biliyorum. Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Sîsê (Yolçatı) köyündeki şehitliğin girişine dikilen heykelin. Mahsum Korkmaz’ın yani Egît’in heykelinin. Lice Sulh Ceza Mahkemesi, heykel dikildikten birkaç gün sonra heykelin kaldırılması kararı verdi ve ben bu yazıyı yazarken kadın, erkek, genç, yaşlı halk şehitliğe akın ediyordu heykeli olası bir operasyona karşı korumak için, savunmak için. Twitter’da yazılanlara bakıyorum da ‘kardeşlik’ söylemini diline dolamış birçok insan kardeşinin değerlerinden, acılarından, kıvançlarından ve tarihinden ne denli bihaber.

    Kürtler’e onlarca yıl resmi tarih tezleri ezberlettirildi, dağına, taşına TSK’nin militarist sloganları yazıldı, katliamcıların isimleri kışlalara, hatta sokaklara verildi ama Kürtler kendi değerlerine sahip çıktığında mahkemeler bu halka yargı kararları, devlet ise askeri, polisiyle saldırdı. Bugün bir barış, bir müzakere sürecinden bahsediliyor ama süreç saygıyı bir türlü beraberinde getirmiyor. Kürtler’in bu heykele dokundurtmayacaklarını ısrarla söylemelerine rağmen devlet kararında inat ediyor. Türk milliyetçiliği kışkırtılıyor, kirli savaş döneminin propaganda terimleri ve üslubu medyada saygısızca yer buluyor. Çünkü süreç hala gerektirdiği kurumsallaşma ve pratikleşmeye kavuşmadı. Bu sürecin ve barış fi krinin toplumsallaşması için elzem olan Adalet ve Hakikat Komisyonları hala kurulmadı. Oysa bu komisyonlar kurulsa ve işlerlik kazansa, gerçek bir yüzleşmenin önü açılsa, toplum son 30 yılda mesela tam da heykelin dikildiği Lice’nin gördüğü zulümden haberdar olsa, empati gelişir ve Egit’in Kürtler için ne ifade ettiği öğrenilir ve belki devlet ve mahkemeleri olmasa da Türkler Kürtler’in bu değerlerine saygı duyarak bakmaya başlar. Son 30 yıl kadim Kürt halkının tarihinde çok önemli bir dönemeç. Bu dönemeçin dönülmesinde Egit çok önemli bir isim. Ve Kürtler elbette tarihlerine sahip çıkacak ve toplumsal değerlerini çocuklarına miras bırakacaktır. Bu onların hakkıdır. Tarih bir halkın kimliğinin en önemli oluşturucu öğelerindendir. Kürtler bunca bedeli kimliklerine sahip çıkmak için ödedi. Tarihlerini ve değerlerini muhafaza etmek onların hakkıdır. Bu hakkı tanımayan bir barış süreci olmaz.

    * * *
    Bu sabah (19 Ağustos, Salı) erkenden ve tedirgin uyandım. Öldürmekten, katliamdan başka devlet, hükümet olma yöntemi bilmeyen TC ve onun hükümeti yine Lice’de sivil halka tankı, topu, tüfeği ile saldırıyordu. Ağır yaralanan 23 yaşındaki Mehdi Taşkın adlı genci kaybettik bu sabah Lice’de. Kürtler, senelerdir sadece barış demiyor, ‘onurlu barış’ diyor. Onların değerlerine, tarihine saldırıp
    onurlarını kırmaya kalkışırsanız, bu ülkenin barış umutlarına siz kast etmiş olursunuz, Kürtler değil. Kürtler’e değerlerini unutturamazsınız.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları