• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    İçsavaş provası

    Üç dört haftadır Cizre’de yaşananları Kürt kamuoyu ve demokrat kesimler yakından takip ediyor. Ulusal medya ise her zamanki gibi ya görmezden geliyor ya da Cizre’de yaşananların magazinel ve sansasyonel tarafıyla ilgilenip ‘hendek’ haberleri yapıyor.

    Oysa epeydir, hükümet-devlet Cizre’de bir içsavaş provası yapıyor. Kışkırttığı Hüda-Par benzeri sivil ya da yarı resmi kontra güçlerini Kürt yurtseverlerine saldırtarak bir yandan Kürtler arası bir iç çatışmanın çıkması için çaba sarfediyor, bir yandan da bu çatışmaların ülke sathına, en azından Kürt illerine yayılması ve böylelikle devletin Kürtler’e saldırısını meşru gösterme hedefi güdüyor. Görünen bu.

    Halkın üzerine her gece ateş açılıyor, gençler vuruluyor, gözaltı ve tutuklamalar furya halinde devam ediyor. Kürt halkı gün be gün provoke ediliyor.

    Peki esas amaç ne? Hükümetin bunu yaparken, gizli ajandası ne?

    Öyle anlaşılıyor ki, hükümet, otoriter iktidarının güvencesi olacak Kamu Güvenliği ya da İç Güvenlik Yasası dediği baskıcı kanunları geniş kesimlere ve ülkenin Batısı’na kabul ettirecek ya da olası bir başkaldırı döneminde bütün özgürlükleri askıya alacak bir mekanizmanın kurulmasını haklı gösterecek senaryoyu Cizre’de sahneye koyma uğraşı içinde.

    Oysa hükümet 6-8 Ekim serhildanında bu senaryonun işlemediğini görmüş olmalıydı. Bilanço beklenenden ağır oldu, birkaç günde Batı kentleri içsavaşın eşiğine geldi.

    O dönemin verdiği dersleri ne çabuk unuttular.

    Türkiye’de içsavaş provaları daha önce de yapıldı hükümetler ve devlet tarafından.

    12 Eylül öncesi Sivas-Malatya-Maraş üçgeninde sahnelenen bu oyunlar hep darbeyi çağırmaya ve askeri faşizme meşruiyet kazandırmaya yaradı. Amaç buydu.

    Sonunda kaybeden bütün halklar oldu ve ülkenin tarihine yeni katliam suçları eklendi.

    Bugün aynı senaryo AKP’nin otoriter uygulamalarını meşru, baskıcı bir Başkanlık sistemini arzu edilir hale getirmek için mi hazırlandı acaba?

    Bunun sonuçları da vebali de ağır olur.

    Bence AKP bu senaryolardan vazgeçip bir an önce çözüm sürecinde müzakerelere geçmenin adımlarını atmalıdır.

    Herkes için hayırlı olacak olan budur.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları