• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    İflasın Nedeni

    Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en kritik döneminden geçiyor. Ertelediği bir sorunun onu artık hareket edemez hale getirdiğini, hareket etmeye her kalkıştığında yanlış adımlar atarak uçurumun kenarına gelmesine sebep olduğu bir dönem bu.

    Kürt muhalefetinin yükselişe geçtiği 80’li yıllardan bu yana Türkiye’de bütün hükümetler bu sorunu çözmekten imtina ettiği, Kürt fobisini aşmaya yanaşmadığı için iktidardan düşmek zorunda kaldı.

    Çünkü bir devletin sınırları içinde yaşayan milyonlarca yurttaşının kimliğini redderek var olması orta vadede onu zorlar, uzun vadede meşruiyetini sorgulanır hale getirir.

    Bu defa sorun da devletin bu sorunla mücadele araçları da eskisinden çok daha şiddetli olduğu, hükümet de devlet iktidarının hemen hemen tümünü elinde tuttuğu için riskle karşı karşıya olan da devletin bütünü.

    İki etken öncelikli olarak bu sürece damgasını vurdu. Biri Kürt muhalefetinin tarihinin en güçlü seviyesine yükselmiş olması, diğeri ise uluslararası konjonktürün Kürtler’de yana bir hal almış olması.

    Eğer, hükümet ya da da devlet bu iki etkeni gördüğünde sorunun müzakere edilerek çözümüne yönelik adımlar atsaydı, bundan güçlenerek çıkardı. Ama tam tersine Kürt fobisi ve bölünme paranoyası şiddetlendi.

    Başbakan’ın “HDP şımarmıştı” ya da “Kobanê düşmeyince süreci bitirdik” açıklamaları bile buna ortaya koymaya yeter.

    Böylece devlet bir yandan ülke içinde Kürtler’e adım adım bir savaş açarken, diğer yandan da Suriye’de Rojava’ya karşı her türden terör örgütünü bir şekilde destekledi.

    En son Suriye’de Demokratik Suriye Güçleri’ne karşı askeri müdahaleye girişmiş olması da aslında PYD’nin ilerleyişini durdurma çabasıdır. Ancak PYD’ye yönelik operasyon bir yandan da IŞİD’e destek vermek anlamına geliyor ki, bu da Türkiye’nin bütün müteffikleriyle hızla karşı cephelere savrulmasına, bazı komşuları ile ise açık çatışma ve savaş eşiğine gelmesine yol açıyor.

    Bugün Türkiye dış politikası bütün cephelerde iflas etmiş durumda, bunun nedeni de kendi Kürtleri’yle barışamamış olması.

    Eğer devlet Türkiye Kürtleri’yle barışmış olsaydı, bugün sırf sınırlarındaki Kürt oluşumun engellemek için bu kadar izansız bir politika izlemezdi.

    Türkiye’nin tek seçeneği demokrasi ve çoğulculuktur.

    Umarım, bu çok geç kalınmadan anlaşılır ama zor görünüyor.

    16savasahayir01


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları