• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    İki kongre

    Bu haftasonu, Ankara’da parti kongreleri vardı. Cumartesi günü HDP 3’üncü Olağanüstü Kongresi’ni yapıyordu. Yeni bir eş genel başkan seçecekti, pazar günü ise AKP’nin 3’üncü Olağanüstü Büyük Kongresi yapılacaktı, AKP de Cumhurbaşkanı’nı genel başkan seçecekti. İkisi de zorunluluktan doğmuş kongrelerdi. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ cezaevindeydi, vekilliği düşürülmüştü ve bu süreç partiye yeni bedeller ödetmek için yargı eliyle sürdürülen bir operasyon olabilirdi. Eş başkanlık müessesesi parti tüzüğüne konulduğu için parti açılacak davaları engellemek için yeni eş genel başkan seçmek zorundaydı. AKP ise bir kongre yapıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı genel başkan yapmak zorundaydı, çünkü Cumhurbaşkanı böyle istiyordu ve 16 Nisan referandumu bunun için yapılmıştı.

    İki parti de bir zorunluluğu yerine getirdi yani.
    Ben HDP’nin kongresine davetliydim. Ona gittim, diğerini televizyondan izledim.
    HDP bu dayatma kongreden her zamanki barış ve demokrasi perspektiflerini bir kez daha vurgulayarak, konjonktüre uygun yeni stratejiler planlayarak çıkarken, AKP kongresi topluma yeni hiçbir şeyin söylenmediği, çatışmacı siyasetin bir kez daha deklare edildiği, tek adam perspektifine odaklanmış, bu perspektifi konsolide etmekten başka hedefi olmayan bir kongreydi.
    Kongreden bir gün önce ziyaret ettiğim HDP Genel Merkezi’nin her katında bir başka toplantı sürüyor, kadın meclisi ve MYK ayrı toplantılarda yeni eş genel başkanı belirlemek için tartışıyordu. Dayatma da olsa HDP delegelerinin kongreye ilgisi yoğundu. Genel Merkez her yeni gelen delege bölgesinden haberler de getiriyor ve istişare ediliyordu.
    Ertesi gün kongrenin yapıldığı, hemen Genel Merkez’in karşısındaki Dünya Ticaret Merkezi’nde ise HDP’nin her zamanki dinamik, çok renkli manzarası ile karşılaştım.
    Evet, bir duygusallık hakimdi kongreye, kimsenin gönlü cezaevindeki Figen Yüksekdağ’ın yerine yeni bir başkan seçmeye razı gelmiyor gibiydi ama bir yandan da parti zor bir dönemden geçiyordu ve güçlerini tahkim etmek zorundaydı. Üstelik bir süredir Eş Genel Başkan Vekili olan Serpil Kemalbay çok sevilen bir partiliydi.
    Oylama sürerken milletvekilinden sempatizanına çok sayıda yurttaş lobide yeni dönemin gereklerini tartışır olmuştu. Ertesi gün yapılacak AKP kongresi ile Türkiye siyasetinde yine yeni bir dönem başlayacaktı çünkü.
    Nitekim başladı. AKP kongresinde kürsüden duyulan ifadeler şimdilik toplumsal barış için umut vermiyor. Bir süre daha ülkede çatışmacı siyasetin egemen olacağı görülüyor. Her kadar böyle bir politika uzun vadede sürdürülebilir olmasa da.
    Diğer taraftan Dünya Ticaret Merkezi’nde cezaevinden gönderdiği mesajı okunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir kez daha barış ve ortak vatan vurgusu yapıyordu.
    Türkiye işte bu yol ayrımının ağzında şimdi ve kendisine bir yol seçecek.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları