• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    İnsani kaygılar ve politik çıkarlar

    Siyaset üzerinden etrafımızı kuşatan insan, zaman ve mekanı sarmayan biatı aşan neden başka var olma biçimlerine olanak tanımıyoruz arayışına koyulamıyoruz.

    Zihinsel özgürlüklerden böylesine ürperti duymanın psikolojik bilinçaltında nasıl bir neden var. İç bakışımızı öldüren gerekçeler nelerden türetiliyor.

    Berrak ve sorgulayan bir zihin neden odaklanamıyor toplumsal-bireysel sorunlara. Kendi farklılığımızı neden sunmaktan-savunmaktan çekiniyoruz.

    Boyun eğmeye bizleri sürükleyen koşullara niçin karşı koyamıyoruz. Gözlerimizde ki arzuların arayış ışığını ne söndürdü de yüreğimizde oluşan uçurumlara gömülüyoruz ardı sıra.

    Çocuksu masumiyetlerde toplumu bu kof egolardan arındırmalıyız yığınlara içler acısı halini yalın gösterebilecek şeffaf bir iç bakış geliştirmek çok mu zor.

    Politik çıkarlara dayalı gelişkin rejim ağlarının kuşattığı toplumsal insani kaygıları daha da güçlendirecek olan cesur eylemsel iletişimdir.

     

    İçinden geçilen süreç siyasetin cevap olabileceği bir zamana tekabül etmiyor sorunları yaratanların çözüm yarattıkları görülmemiştir. Sistemi değişik açılardan besleyen ve ceberut’a dönüştüren siyasetin bu çarpık sorunlu insan-yaşam eksenli olmayan mantığıdır.

     

    Devrimci ideallerle hayal satanların hepsinin vardığı yer son kertede sistem restorasyon evrimciliğidir. Buda kitlelerin umutlarını kırmıştır. Halklar kendini günümüz siyasetinde görmüyor ve git gide yabancılaşıyor.

    Siyaset sözün onurunu kırdı, inancı zehirledi ve en önemlisi de var olan güven kırıntılarını da yok etti. Dipten gelen bir çaresizlik haykırıyor.

    Yüzyılların umudu demokratik-sosyalist siyasal dil bile etkinliğini basiretsiz pratikler yüzünden yitirerek kuru bir demogojiye kurban edildi.

     

    Karşımızda bütün varlığımıza yönelimiş buyurgan bir siyasi şiddet dili var bu dil duygusal bütünselliğimizi direkt hedefliyor. “Hayır” deme özgürlüğümüzü ilegalize ediyor! Yaşamımıza, inançlarımıza tahakküm kuruyor.

    Toplumsal ekonomik eşitsizliklere ve krizlere şimdide sosyal adaletsizlikler eşlik ediyor insani kaygılara-çabalara karşı politikanın ürettiği ekonomik çıkarlar etrafında kümelenmiş bir avuç elit acımasız bir gözü karalıkla yükseliyor.

    “Kral çıplak” diyebilecek kararlı halk öncüleri ancak toplumcu siyaseti umut haline getirebilirler. Gerisi kentsel rant amacı güden tabela particiliği ve parmak demokrasi poliyanacılığıdır!

    ”Affı olmayan yegâne günah umuda karşı işlenendir.”-Eduardo Galeano


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları