• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    İşçiler ve Barış

    Türkiye’de demokratikleşmenin önündeki en büyük engellerden biri de  işçi sınıfının siyaset üzerindeki etkisizliğidir.

    Dünyanın birçok ülkesinde o ülkenin temel meseleleri söz konusu olduğunda inisiyatif koyan, kitlesel protestolar ve üretimden gelen gücünü kullanarak yaptığı grev, iş bırakna, iş yavaşlatma gibi eylemlerle siyasete müdahale eden, ekonomik talepleriyle siyasi taleplerini bir arada ifade eden işçi sınıfı maalesef Türkiye’de bırakınız siyasi talepleri kendi ekonomik talepleri için bile soakağa çıkmakta tereddüt ediyor.

    Türkiye Sosyalist Hareketi’nin küçük burjuva niteliği, işçi sınıfı içinde etkili bir örgütlenme sağalayamaması en güçlü olduğu dönemlerde bile sosyalistlerin  işçi sınıfını mobilize edememesiyle sonuçlandı.

    Yine de siyasi iktidarı cılız bir işçi hareketi bile korkutuyordu.

    Bu yüzden darbe dönemlerinde sosyalist örgütler kadar sendikalar da devlet şiddetinin hedefi oldu daima.

    Sendika başkanları tutuklanırken, sendika ve konfederasyonlar kapatıldı, mülklerine el konuldu.

    Özcesi devlet şiddeti işçi sınıfının Türkiye’de bir siyasi güç olarak serpilmesini engellemeyi başardı.

    Solun ideolojik formasyonundan uzak kalan işçiler sınıfsal olarak karşıtlarının siyasi ve ideolojik etkilerine açıldılar.

    Kapitalist sınıf ise bu durumdan yaralanarak emekçileri en vahşi biçimde sömürdü.

    İş güvenliğinin olmaması, artan işsizliğin oluşturduğu tehdit işçileri birbirinden kopardı, işçiler işlerini koruma derdine düştü.

    Bugün Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor yine. Kürt illerinde savaş sürüyor.

    Her zaman dünyanın diğer birçok ülkesinde önemli bir barış gücü olan işçi sınıfı ise Türkiye’de barış talebinin seslendirilmesine, toplumsallaşmasına katkıda bulunamıyor, iktidarı barış yönünde zorlayamıyor.

    Oysa işçi sınıfı son 30 yıl içinde Kürtleşti.

    Savaş nedeniyle metropollere ve sanayi bölglerine göç eden Kürtler ucuz iş gücü yığınları olarak sermaye tarafından çalışanları üzerinde baskı olarak kullanılıyor.

    Ve geniş işçi yığınları edindiği çarpık bilinç sonucu göçe ve oluşan ucuz işgücü pazarına yol açan savaşa karşı çıkmak yerine yoksul Kürtler’e düşman oluyor.,

    Bu da ezilenlerin ortak bir cephe kurmasına mani oluyor.

    Bu 1 Mayıs’ta işçi sınıfın barış talebine sahip çıkması beklentimizdir. İşçi sınıfı meydanlarda yan yana durduğu Kürt halkına elini uzatmalı.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları