• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    JİTEM resmi ilan verdi

    Geçtiğimiz günlerde hararetle tartışılan, irdelenmesi gereken bir gelişme oldu efendim. JİTEM diye bilinen devletin kontrgerilla örgütlenmesi İş-Kur’un web sitesine ilan verdi ve böylece kamuoyu önünde de resmileşti.

    1984 yılında temeli atılan, 80’li yılların sonunda faaliyete başlayan ve işlediği cinayetlerin sayısı 90’lı yıllarda tavan yapan bir askeri bir örgütlenmeden söz ediyoruz. Bu kuruluş Kürdistan’da 17 bin 5 yüz faili meçhul cinayet ve kaçırma, kaybedilmenin sorumlusu. Ve Kürtler bu örgütlenmeyi bütün operasyon biçimleri ve işlediği suçlarından çok iyi tanısa da, devlet güçleri, gelmiş geçmiş bütün hükümetler, yargı JİTEM’e dair bir inkar üzerinde birleşti.

    Belki de bu durum, bu inkar ediliyor oluşu JİTEM’in korkutucu imajının daha da yaygınlaşmasına neden oluyordu.

    Böylece JİTEM hem yargının elinden kaçıyor hem de operasyonlarının etkisi daha büyük oluyordu.

    Geçen sayımızda Fikri Sağlar ile söyleşimde Sağlar ile bu konuyu konuşmuştuk. Sağlar, Susurluk soruşturması sırasında Teoman Koman’ın önüne JİTEM’e ilişkin çok sayıda resmi belge koymuş olmalarına rağmen Koman’ın JİTEM’in varlığını inkar etmeye devam ettiğini anlatıyordu.

    Oysa sonraki yıllarda da JİTEM eylemlerine devam etti ve 2005’te Şemdinli’de suçüstü yakalandı. Tam da hükümetin aydınlarla buluşup Kürt meselesinde adımlar atmaya hazırlandığı bir dönemde JİTEM elemanları Şemdinli’de provokatif eylemler yapmak için yola çıkmışken, Şemdinli halkı provokatörlere suçüstü yapmıştı. Bu operasyonda yakalanan JİTEM elemanları Yaşar Büyükanıt tarafından ‘iyi çocuklar’ olarak tanımlandılar, sırtları sıvazlandı, soruşturmayı genişletmek isteyen savcı meslekten men edildi.

    Sonraki yıllarda bu defa darbe soruşturmaları sırasında yargı önüne çıkan Arif Doğan, mahkeme salonunda JİTEM’in varlığını açıklarken, kendisinin de bu kontrgerilla örgütünün kurucusu olduğunu söyledi. Ancak bu darbecilerin Fırat’ın Doğusu’ndaki faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bir soruşturma yapılmadığı için bu soruşturma ve yargılamalar JİTEM’in de yargılandığı bir dava sürecine dönüşmedi.

    Böyle böyle 2013’ün Aralık ayına geldiğimizde JİTEM bu kez de polis üniformaları ile, polis kimliği ile ama Şemdinli’dekine benzer yöntemlerle, devletin çok iyi bildiği kışkırtma ve öldürme yöntemleri ile Yüksekova’da (Gever) ortaya çıktı. Kürt hareketinin üzerinde ısrar ettiği ve özenle korumaya çalıştığı çözüm sürecini akamete uğratmak için eyleme geçti, iki Kürt yurtseveri katletti. Büyük olasılıkla daha büyük bir katliam hedeflenmişti ancak Kürt halkının olgunluğu bunu engelledi.

    Fikri Sağlar aynı söyleşimde hükümetin JİTEM’in yerine JİT’i kurmasıyla bir şeyin değişmeyeceğini söylüyordu. Bence JİT, JİTEM’in yerine kurulmamış, sadece JİTEM’in adı değiştirilmişti. Polis ya da asker üniorması ile Kürdistan’da operasyonlarına devam etmekteydi.

    Şimdi Özgür Gündem’in 7 Aralık 2013 tarihli haberinden anlıyoruz ki, devlet buna da ihtiyaç duymuyor ve JİTEM adını kullanmaya devam ediyor, bu isimle resmi ilan veriyor.

    Merkez medya ise savaş propagandası işlevini yerine getirmekte, Yüksekova haberlerinde görüldüğü gibi devletin resmi kurumlarının kontrgerilla eylemlerini aklamak için çaba sarf etmektedir.

    Bu kuruluşların faaliyetleri durdurulmadan, mensupları yargılanmadan ve geçmiş eylemleri ile Hakikat ve Adalet Komisyonları’nda yüzleşilmeden barış hep risk altında olacak.

    Ve kimbilir şimdi acaba bu yayımlanan ilan üzerine hangi aylak, avare ya da işsiz genç JİTEM’in ağına takılarak devlet adına cinayet işlemek üzere Kürdistan’a doğru yola çıkacak?

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları