• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kadın Yazarlar

    Aristokrasinin ayrıcalıklarına karşı çok güçlü bir ortak saldırı olan Fransız Devrimi, 1789 yılında patlak verdi. İspanyave Yunanistan’da liberal görüşlülerin isyanları, Karayipler’de kölelerin ayaklanmaları yaşandı. Dönemin edebiyatında,daha az dramatik bir düzeyde olmakla birlikte, önceden planlanmış evliliklere karşı çıkan ve sınıflar arası evlilikleri belagat ile savunan kampanyalar yürütüldü. Bu, ilerlemeden yana olan bir dönemdi, bir “kalkınma” çağı idi; bu dönemde endüstri ve ticaret alanındaki gelişmeler coğrafi ve sosyal sınırlan yıkarak daha özgür ve daha açık bir Avrupa’nın kurulmasını sağladı.
    Zamanın olağanüstü şiirlerinden biri olan “TheRevoit of Islam”da, PercyByssheShelley, o devrin Türkiye’sindeki despot bir yönetime karşı yapılan hayali bir devrimi anlatır, şair burada kadın ve erkeği eşit, dost, aşk ve işte birleşmiş insanlar olarak anlatır. JaneAusten’in romanları bile, muhafazakâr olmalarına karşın, aristokrat ayırımcılığı samimiyetle eleştirir ve bir kadının aşkını seçme hakkını güçlü bir şekilde savunur. Gerçekten de, kadınların ilk kez arzu konusunda yazmaya başlamaları bu dönemerastlar. Tabii ki kadınlar, daha önceleri de aşk ve romans gibi konularda yazmışlardı, ancak Batı edebiyatında terk edilmiş kadınların çoğu erkekler tarafından dile getirilmiştir:
    Dido ve Phèdregibi veya Yeter ki Sonu İyi Bitsin oyunundaki Helena gibi kadınlar.Ama şimdi kadınlar en çıplak haliyle tutkuyu, kabul görmemiş sevgiyi ve karşılıksız aşkları anlatmaya başlamışlardı. Bukadın yazarların amacı, Goethe gibi, sadece kişisel değil, aynı zamanda politikti de. Çünkü Mary Wollstonecraft, de Staël veMadameRoland gibi devrimci feministlerin gözünde, romantikarzu sadece kendi öznel varlıklarını ortaya koymak için değil,politik özne olma haklarını da bildirmek için kullanılacak biraraçtı. Bu ayrıca 1791 yılının Fransız devrimcilerine yöneltilmiş anlamlı bir kınamaydı; devrimciler özgürlük ve eşitliğe dayananbir anayasa sözü vermişler ama sonunda kadınlara oy hakkı tanımayan bir şey hazırlamışlardı.Bütün bu radikal kadınların arasında belki de en etkileyici olanı Vindication of theRights ofWoman adlı kitabın yazarı Mary Wollstonecraft’di.1796 yılında yazdığı LettersfromSweden, NorwayandDenmark adlı eserigerçek hayattan alınmış bir aşkın ve çekilen acıların öyküsünüanlatan çok güçlü bir belgedir. Bu özgün mektupları İskandinavya’ya,sevgilisi, Amerikalı işadamı, maceraperest Gilbertİmlay hesabına yaptığı bir iş gezisi sırasında yazmıştır. İmlay, devrim sırasında Fransa’da bitlikte yaşadığı kişi, ilk çocuğu Fanny’ninde babasıdır. İlk mektup serisinde Wollstonecraft, “şeytan sevgili”olarak adlandırdığı İmlay’den ayrı kalmanın doğurduğu hislerle savaşır, ama sonraları terk edilmişlik duygusunu bir tür siyasiprotestoya dönüştürmeye karar verir.
    Wollstonecraft, mektuplannm basılmış versiyonunda gezisinin işle ilgili kısımlarını çıkarmış, onun yerine İsveç ve Norveç dağlarında geçen seyahatini çok daha romantik, hatta ütopik bir açıdan, eğitimli, duyarlı ve bağımsız bir kadının umutsuzca,kendisini evinde hissedebileceği bir mekân arayışı olarak anlatmıştır.Tarihin o döneminde böylesi bir yaratığa iyi bir yuva olabilecek hiçbir yerin bulunmadığını belirterek, dişi serseri kimliğini, Batı medeniyetinin başarması gereken birçok şeyin göstergesikonumuna dönüştürmüştür.
    Aşk ve cinsellik konularındaki özgür tutumunuWollstonecraft yüzünü, Batı kültürünün ergenlik yıllarıdan çok öteye, günümüze, geçmişte hüküm sürmüş olan sosyal ve cinsel engellerin birçoğunun aşıldığı, yıkıldığı XX. yüzyılın h aslarına çevirmiştir. Şimdi, bizim aşklarımızın pek azına imkânsız aşk denebilir:
    Birlikte yaşamak, boşanmak, aldatmak… Tüm bunlar giderek daha çok olağan sayılmakta. Günümüzde aşk, eskiye kıyasla,kişisel seçime bağlı basit bir mesele çoğunlukla; artık başarısızlıkların suçunu adil olmayan toplumsal düzenin üstüne atmak o kadar da kolay değil. Belki de bu nedenle karşılıksız aşk, daha önceki devrilerde olduğu gibi bir kahramanlık öyküsü değil artık; yine bu nedenle, karşılıksız aşk giderek başarısızlıkla eşanlamlı olmaya başladı günümüzde.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları