• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Kafir/Gavur Ülkelerinde Besmele ve Dua!

    Avusturya‘ya ekmek parası kazanmak  için gelenler, birlikte yaşadığı topluma karşı kin ve nefret söylemleriyle günlük yaşamda uyumsuz ve uygunsuz yaşıyor.

    “Besmele ve duaya yasak“ diye  başlık atan bir gazete insanların dini duygularını bakın nasıl kaşıyor.

    Viyana’da yayın yapan gazetenin başyazarı şöyle diyor “Bir tarafta doyduğumuz ülke, bir tarafta da doğduğumuz ülke. Avusturya’da yaşayan Müslümanlar, özellikle Türkler’e yönelik baskılar son dönemlerde arttı. Adate kuşatma altındayız. Anaokullarında Müslüman çocuklara yemeğe besmele ile başlayın, demek bile yasaklandı. Dualara ve dini eğitimlere izin verilmiyor. Avusturya değerleri adı altında Hıristiyanlık kültürü öğretiliyor. Diktatörlüklerde bu tür dayatmalar olur. Avusturya demokratik bir ülke olmakla övünüyor ama söylemleri  ve uygulamaları demokrasiyle bağdaşmıyor. İnsanlar politikacılar yüzünden mutsuz olursa ve günlük yaşamlarında sürekli ayrımcılığa uğrarsa hayat çekilmez hale geliyor. Bu da Avusturya hakkında olumsuz düşüncelerin yayılmasına sebep oluyor. Avusturya, ülkesindeki müslümanların ve Türkler’in gerçek temsilcileriyle iletişime geçmelidir. Viyana’da çocuk yuvalarında (kindergarten) müslüman çocuklarının her türlü dini eğitimi fiilen yasaklanmış durumda. Yasaklar o dereceye vardı ki çocuklara yemeğe başlarken besmele çekmesini öğretmek ve günlük hayattaki duaları ezberletmek dahi yasaklandı. Müfettişler yasakları denetliyor. Avusturya adate Türkiye’nin 28 Şubat günlerini yaşıyor.”

    Müslümanlığı ağızlarından düşürmeyen politikacılar, Avrupa’yı, Suriyeli Müslüman mültecilerle tehdit ediyor. Avrupa’nın, “Türkiye sığınmacılara bakıyor“ diye rahat davrandığını dillendiren Müslüman politikacılar, Türkiye’nin de sorumluluklarını yerine getirmeyeceğini, hatta 15 bin mülteciyi gönderelim de şaşırsınlar, diyen politikacılar Müslüman mültecileri “gavur/kafir ülkelerine göndermekle tehdit ediyor. Şimdi Müslümanlıktan dem vuranlar Müslüman mültecileri neden Hristiyan ülkelerine göndermek istemektedir. Müslüman mültecileri neden Müslüman ülkelerine göndermiyor ya da Müslüman ülkeler Müslüman mültecilere neden ev sahipliği yapmıyorlar?

    Avusturya’nın politikasını eleştiren Müslüman milletvekili, “Avusturya bizim vatandaşlarımızı ve Müslümanları ötekileştirdiği sürece ilişkilerimizin düzelmesi mümkün değil“ demektedir.

    Ancak din kavramını, kendinize göre bir dinin din kavramı olduğunu düşünürseniz, dinin ne olduğunu anlamadığınızı anlamaya başlarsınız.

    İslam dinini sembolize eden araçları ve İslam’ın yararı için düşünülen yayınlar Viyana sokaklarında dağıtılmaktadır. Standlar açılmaktadır ve başlarında IŞİD kıyafetli kadınlı erkekli insanlar propaganda yapmaktadır. Bir dinin din ve/ya dinler tanımını İslam’ın varlığında gören bu insanlar, Hrıstiyan ülkelerindeki yaşamlarını hiç düşünüyorlar mı?

     

    Türk işçilerinin Avusturya’da  istihdamına dair Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya cumhuriyeti arasındaki Anlaşma madde 14;

    1) Türk makamları, İş Bulma Kurumu aracılığı ile Avusturya’ya gönderilen Türk işçileri ile bunların aile efradının her an ve formalitesiz olarak Türkiye’ye dönmelerine itiraz etmezler.

    2) Viyana’daki Türk Siyasal Temsilciliği, Avusturya İçişleri Bakanlığının talebi halinde, Avusturya kanunları gereğince haklarında sınır dışı edilme kararı alınmış olan Türk işçilerinin derhal Türkiye’ye dönmelerini sağlar.

    3) Diplomatik yoldan yapılacak talep üzerine, Türk makamları, Avusturya Sosyal Yardım Müesseseleri’ne külfet tahmil eden işçilerin Türkiye’ye dönüşlerini temin ederler.

     

    Şimdi ‘eti sizin kemiği bizim’ diyen bir devlet, vatandaşlarının hiç bir hakkını garanti altına almamış, almadığı gibi yurtdışı edilmesine de her türlü kolaylığı göstermiş.

     

    Peki devletlerarası yapılan bu anlaşma  kimi ilgilendirmektedir? Bu anlaşmadan kimin  haberi var? Kim biliyor? Kimin öğrenme derdi var?

     

    Avusturya’da yaşayan Türkler emeklilik, vatandaşlık, çalışan Türk işçilerin prim hakkı (vergi iadesi)  gibi konularda birçok problem yaşıyorlar.  15 sene çalışan bir işçi çalışamaz konumda olup Türkiye’ye döndüğü zaman ödediği primleri geri alamamaktadır. Ama çocuklarımıza “besmele ve dua“ okutmuyorlar diye  kışkırtıcı yayınlar yapılmayı bir görev bilenlerin, bu sorunu dillendirmeye ne dili varıyor ne de kılı kıpırdıyor.

    Dinin  ne olduğunu herkes bildiğini sanır.

    Ancak din kavramınızın kendisinin ‘bir dinin din kavramı’ olduğunu düşünürseniz, dinin ne olduğunu anlamadığınızı anlamaya başlarsınız.

    Üstüne üstlük dinsiz olmanın mümkün olmadığını, sizin sadece dininizin ne olduğunuzu bilmediğinizi anlamaya başlarsınız.

    Dolayısıyla din kavramınızın, dinin ne olduğunu olanaksızlaştırdığını anlarsınız.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları